hülyaa
17-11-2011, 09:22
Yaşam içinde gösterdiğimiz her türlü eylem ve işler tekâmüllerimiz üzerine hesaplanmış, bina edilmiştir. Evrensel sistemde hayatlarımız öylesine çok bilinmeyenli ve ince hesaplar ile planlanmıştır ki, geçmiş yaşamlarımızdan telafisi için taşıdığımız karmalarımız ve bu yaşamda ki her türlü deneyimlerimiz, yaşamakta olduğumuz hayatımızın öyküsü ve hikâyesidir.
Yaşam mekanizmasında sevginin olmadığı çözümde başarının kalıcı olamayacağı bir gerçektir.
Yalan, entrika, siyaset, hile, hırs, kin ve nefret ile yapılan eylem ve işler telafisi zor karmalar yaratması yanında saman alevi gibi gelip geçici olurlar. İnsanın insana saygı duymadığı, her yönü ile kısıtlanmış, hareket alanı daralmış, adeta insanı boğan can sıkıcı bir yaşam sürecidir.
Böylesine ağır negatif şartları yaşayan fert ve toplumlardan başarı beklemek iyimserlik olur.
İnsanlık olarak her birimiz geçmişimizden bugüne taşıdığımız karmalar bir yana, yaşamda bilgisizlikten ve bilinçsizlikten edindiğimiz yükler ile sevgisiz bir süreci takip ettik.
Hayatın hareket ve süreklilik içinde yoğunluk, sıkışıklık ve bunalımdan çıkmak için sevgiye kanca atmak, sevgiyle başlamak gerektiğini geçte olsa öğrendik.
Çünkü biliyoruz ki, özler her zaman temiz, sevgi dolu, samimi ve merhametlidir.
Ancak zorlu yaşam süreçlerinde kabuklar özleri kapatmış, sarmalamış ve kişiyi sevgisiz ve duyarsız yapmış olabilir. Önemli olan bilerek, özveride bulunarak, sabırla böyle kişilerin kabuklarını çatlatmalarına yardımcı olabilmektir.
Onun için hal ve davranışları sevgi ile harmanlayarak yaşam biçimi haline getirmek çok önemlidir. Ve özveri ile verilen sevgi yeri ve zamanı gelince katlanmış olarak geri yansıyacaktır.
İşte başarının sırrı burada yatar. Beklentisiz, plansız ve menfaatsiz sevgi bütünlüğünü bir dantel gibi sabırla, yüksünmeden örerek sevgi bütünlükleri yaratmak lazım.
Bu şekilde yaşam felsefesinde sevgi sihirli bir değnek olur. Her kapıyı açar, her şeyi oldurur.
Nitekim sürekli bir akış halini aldığında zamanla meydana getirdiği pozitif enerji alanlarının nasıl değişim, dönüşüm ve başarıları oluşturduğunu deneyimlemiş olanlar çok iyi bilirler.
Alıntıdır..
Yaşam mekanizmasında sevginin olmadığı çözümde başarının kalıcı olamayacağı bir gerçektir.
Yalan, entrika, siyaset, hile, hırs, kin ve nefret ile yapılan eylem ve işler telafisi zor karmalar yaratması yanında saman alevi gibi gelip geçici olurlar. İnsanın insana saygı duymadığı, her yönü ile kısıtlanmış, hareket alanı daralmış, adeta insanı boğan can sıkıcı bir yaşam sürecidir.
Böylesine ağır negatif şartları yaşayan fert ve toplumlardan başarı beklemek iyimserlik olur.
İnsanlık olarak her birimiz geçmişimizden bugüne taşıdığımız karmalar bir yana, yaşamda bilgisizlikten ve bilinçsizlikten edindiğimiz yükler ile sevgisiz bir süreci takip ettik.
Hayatın hareket ve süreklilik içinde yoğunluk, sıkışıklık ve bunalımdan çıkmak için sevgiye kanca atmak, sevgiyle başlamak gerektiğini geçte olsa öğrendik.
Çünkü biliyoruz ki, özler her zaman temiz, sevgi dolu, samimi ve merhametlidir.
Ancak zorlu yaşam süreçlerinde kabuklar özleri kapatmış, sarmalamış ve kişiyi sevgisiz ve duyarsız yapmış olabilir. Önemli olan bilerek, özveride bulunarak, sabırla böyle kişilerin kabuklarını çatlatmalarına yardımcı olabilmektir.
Onun için hal ve davranışları sevgi ile harmanlayarak yaşam biçimi haline getirmek çok önemlidir. Ve özveri ile verilen sevgi yeri ve zamanı gelince katlanmış olarak geri yansıyacaktır.
İşte başarının sırrı burada yatar. Beklentisiz, plansız ve menfaatsiz sevgi bütünlüğünü bir dantel gibi sabırla, yüksünmeden örerek sevgi bütünlükleri yaratmak lazım.
Bu şekilde yaşam felsefesinde sevgi sihirli bir değnek olur. Her kapıyı açar, her şeyi oldurur.
Nitekim sürekli bir akış halini aldığında zamanla meydana getirdiği pozitif enerji alanlarının nasıl değişim, dönüşüm ve başarıları oluşturduğunu deneyimlemiş olanlar çok iyi bilirler.
Alıntıdır..