PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Içindeki ışığı görüyorum


Gülçin Şen
25-10-2011, 18:43
Yaptığım sohbet ve paylaşımlarda " Herkesin takıldığı ortak nokta nedir ? "



diye düşündüğümde aklıma gelen en önemli şeylerden biri, karşımıza çıkan insanlardaki özü görebilmenin zorluğu ağır basıyor.



Gerçekten hepimiz dünyasal rolleri o kadar çok benimseyip, o kadar biz saymışız ki hepimizin aynı özden geldiğini hatırlamak çok zorlaşmış.

Spiritualiteye ilk başladığımda benim takıldığım ana noktaların başında da bu vardı.


O çok kızdığım, suratını görmek istemediğim, hatta üstünde de çalışmaya değer görmediğim bir insan nasıl benle aynı özü taşır?

O değersiz varlık için zaman geçirmeye değer mi?

Benim o gözümde büyüttüğüm özel ruhumla, o soysuzların aynı özü taşıması imkanı var mı?

Ve daha nice sorular ve yargılarla kenarından geçmeye ve görmemeye çalıştığım -aslında kaybettiğim- onlarca zaman.


An gelip de köşeye sıkışıp, artık yapacağım bir şey kalmadığında olaylarla yüzleşip aslında herşeyin çok komik bir oyun olduğu ayırdına vardığımda, bendeki gelişme inanılmaz oldu.



Geçirdiğim onca zaman ve bahaneler silsilesinin çok büyük birer zaman kaybı olduğunu görünce önce üzüldüm.



Fakat insanın birşeyleri farkedebilmesi için belli bir olgunluğa gelmesi gerekiyor.



En güzeli de öğrenme sürecinin hatalardan geçtiğini farketmek.

Sizlerde kendi hayat oyunlarınızı düşünün.



Sizlerin hayatını zehire çeviren, ismi bile geçse gözlerinizden öfke dumanları çıkartan insanlar vardır; hani düşünmeye bile tahammül edemediğiniz.



Biliyor musunuz gelişmenizi en çok sağlayacak olan onlarla aranızdaki ilişkilerinizdir.

Bir çok özel insanla, Hz.Muhammet ile, Hz.İsa ile, Atatürk ile, Buddha ile, Gandhi ile kendimizin bir olduğunu ve üst düzey varlıklarını görebilmek kolay olanı.

Aynı şekilde insanlık tarihinde de büyük toplulukların hayatlarında önemli dönemler yaşatan, yüzlercesinin ölümüne sebep olacak kararlar veren, katliamlar yapan, hırsızlıklar, tecavüzler, cinayetler işleyen insanların da sizin özünüzle aynı özü paylaştığını düşünmenin zorluğunu anlıyorum.


Bütün bunlar bir illüzyon, bir oyun.

Aslında tüm insanlar bir bütünün aynı değerde parçaları.



Kılığı, kıyafeti, konumu, karakteri sadece dünya deneyimindeki dualiteyi oluşturmak için aldığı roller ve rolün gerekleri.

Hatta burada söyleyeceğim şey bir çok kişide çok büyük tepki alsa da söylemek zorundayım:

"Size en büyük kötülük yapanlar, aslında sizin ruhsal gelişiminiz için en zor görevleri üstlenen özel ruhlardır.


Çünkü sizi en çok seven ruh kardeşiniz ancak bu görevi sizin için üstlenebilir."

Şunları duyar gibiyim?

Herkes eşit diyorsun.



Peki benim veya yakınımın hayatına kasteden, aşağılık suçlar işleyen birini ben nasıl böyle görebilirim.



Nasıl içindeki tanrısallığı göreceğim?

Gerçekten, bu düşünsel konuma geçmek maddesel dünyada çok zor.



Dünya'da size kötülük yapanlara karşı mücadeleni verecek, dünyasal adalet kuralları ışığında cezasını vereceksin; fakat içinde yüce bir ruh taşıdığını unutmayacaksın.

En önemlisi de herşeyin deneyimsel birer oyun olduğunu unutmayarak..

Ben bunun anlama yolunu şöyle somutlaştırıyorum.


Bir film veya tiyatro seyredersiniz.



Film boyunca kötü adam rolündekinden nefret edersiniz.



Elinize verseler bir kaşık suda boğarsınız değil mi?


Fakat gerçekte rolü oynayan aktörün sizin, bizim gibi iyi bir insan olduğunu unutabilir misiniz?



Sadece film boyunca bu rolü üstlenmiş bir görevlidir o nefret ettiğiniz.

Şimdi yapacağımız yaşamınızda rol oynayan tüm oyuncuları gözden geçirip hepsinin aynı özü taşıdığını görme zamanı.

Çıkın dışarı bakın etrafınızdaki insanlara, dostlarınıza, düşmanlarınıza.

Dışınızdan bağırarak söylemenize gerek yok, içinizden bile söylemeniz mucizeler yaratır.


"İçindeki ışığı ve yaşamı onurlandırıyorum,

Seninle bu zamanı ve mekanı sevgiyle paylaştığımız için şükran duyuyorum."



deyin her insanoğluna.

Kulaklar duıymasa da ruhlar bu onurlandırmayı hisseder.



Her ruha özel hissettirin kendisini ve hayatınızda mucizeler oluşturun.


Sevdiklerinize:


"İçindeki ışığı görüyorum

İçimdeki ışığı gördüğüm gibi.

Çünkü biz BİRİZ" diyerek haykırın.

Sevgiyle kalın
Erkan Sarıyıldız

Gülçin Şen
25-10-2011, 18:44
Şimdi bunu okumak iyi geldi bana....:love

edabulut
25-10-2011, 19:54
Gerçekten de,iyi ki de yazdınız Gülçin Hanım..Bugün epey zorlu bir iş günüydü benim için.Birkaç kişiyle telefonda resmen avaz avaz bağırarak kavga ettim:0362:..
"İçindeki ışığı ve yaşamı onurlandırıyorum,
Seninle bu zamanı ve mekanı sevgiyle paylaştığımız için şükran duyuyorum."
Bu ifade gerçekten de zor,ama en azından insanın sabrını zorlayan şahıslarla olan diyaloglarımda düşünmeyi deneyeceğim :Ö

Aşağıdaki cümleyi ise ilk olarak,eşime,o eve gelir-gelmez söylemeyi düşünüyorum:love0079:

"İçindeki ışığı görüyorum

İçimdeki ışığı gördüğüm gibi.

Çünkü biz BİRİZ" diyerek haykırın.

ceycat
25-10-2011, 20:06
"İçindeki ışığı ve yaşamı onurlandırıyorum,

Seninle bu zamanı ve mekanı sevgiyle paylaştığımız için şükran duyuyorum."



deyin her insanoğluna.

Kulaklar duıymasa da ruhlar bu onurlandırmayı hisseder.



Her ruha özel hissettirin kendisini ve hayatınızda mucizeler oluşturun.


Sevdiklerinize:


"İçindeki ışığı görüyorum

İçimdeki ışığı gördüğüm gibi.

Çünkü biz BİRİZ" diyerek haykırın.

yeliss
25-10-2011, 23:54
çok güzel bir yazı okuduğum bir kitapta herşey bizim tekamülümüz için olduğu ve herkese bu yolda roller verildiği ve bu rollerin bizi olgunlaştırdığı hatta belki bazılarınız kızabilir ama şeytanın da bu yolda kötü rolünün olduğu ve bizim olgunlaşmamız için yardım ettiği yazıyordu. Allah'ın sevgi üzerine bizi yarattığı..

ve bu kitabı okuduktan sonraa dünyayı farklı boyutlandırdım. insanlara tahammülüm biraz daha arttı. ve en önemlisi şeytanın aslında bizim gelişmemiz için bir melek olduğunu öğrendim. bakış açımı değiştirdim..

ve ben artık daha farklıyım.. olaylara bakış açım farklı... ben her ne olursa olsun kendime diyorum ki "mutlu olmayı seçiyorum "
bunu düşünmek bile beni pozitif yapıyor...

hani her akşam yaptığımız bolluk ve bereket çalışması var ya onda gerçekten insanın bir şekilde farkındalığı artıyor.. beni bu siteyi bulmam için yardım eden tanrım ve onun meleklerine daha sonra bu sitedeki hayalablama ve siz şeker insanlara ççoookkk teşekkür ederim...

beni farklı ve hayal ablacımın deyimiyle enerjitik yaptığınız için teşekkürler...:10ssm

Gülçin Şen
26-10-2011, 10:01
"İçindeki ışığı ve yaşamı onurlandırıyorum,

Seninle bu zamanı ve mekanı sevgiyle paylaştığımız için şükran duyuyorum."



Bu sabah karşımda oturan bayana söylemek isterdim fakat söyleyemedim...

Yaşanan deprem ardından, yapılan yardımlara ASLA katkıda bulunmayacağının altını üstünü çize çize içindeki nefreti kusuyordu...

Irk ayrımını kendi lisanı ile öyle bir haykırdı ki...Ona söyleyecek kelimelerimi özenle seçtim ve ilk defa susmayı tercih ettim...

Herkesin hür iradesi var yardım eder etmez...Bahsi geçen ufak çocuklar ve bebekler ise beni onun yöresi ,ırkı,düşüncesi(ki çocuklardan bahsediyoruz ne düşünce ve ideolojide olabilir.) enterese etmez..

Çok yol almamız gerek çokkkk....Üzüntü ile etrafımı izlemekten başka, elimden birşey gelmemesi beni yoruyor..

ÇOKKK YORGUNUM...

hülyaa
26-10-2011, 11:25
yorma kendini:)
malisef insanların düşüncelerini değiştirecek bir sihirli değneğimiz yok..bize düşen kendi sorumluluğumuzu yerine getirmek..herkes aynı düşüncede olsa idi dünya zaten bu durumları yaşamazdı..
üzücü ama gerçek ve bizler bu gerçeklerle yaşamak zorunda kalıyoruz..bu tarz insanlarda bence bir enerji vampiri..işte seni üzerek enerjininden çalmayı başarmış..bu yüzden diyorum üzülme diye..bari enerjimizi kaptırmayalım..bu gün onlara olanın yarın bize olmayacağını kim garanti edebilir ki???
onlar dediklerimiz bizim yaptıklarımızı yaparlar mıydı acaba???düşüncesini bile sormadan ne yapacaksak yapmalıyız..çoğu yardım edenlerde bunu sorguluyor şimdi..bu bizim insani görevimiz zaten..
hem ne demişler..
iyilik yap denize at..balık bilmezse halik bilir..seni seviyorum arkadaşım:)

hayalayaz
26-10-2011, 12:56
bizim kişilğimizi, tutumlarımız belirler.. karşımızda ki insanlar ne yaparsa yapsın sergilediğimiz tutum doğru olursa, bizim içimiz rahat eder..genelde böyle insanlara verilecek bir cevabımız olur..ağzımız laf yapıyor çok şükür, hak ettikleri cevabı veririz de, ama daha sonra yine kendi kendimizi yeriz... bu yüzden sarf edeceğimiz sözleride anlayana söylemek en doğrusu.. anlamayacak olana söylediğimiz her söz vakit kaybı, yürek tüketmekten başka bir şey değil..

her zaman söylerim " annelik evrenseldir" doğurmadığına şefkat duymayan kadın ne kendine nede doğurduğuna şevkat duyar..gözlemleyin.. böyle kadınların çocukları ya çok şımarık...yada çok sevgiden yoksundur..çünkü kadın kendi çocuğuna bile nasıl yaklaşacağını bilmiyordur...böyle insan gördüğümüzde allah içine iyilik doldursun diye dua etmek en doğrusudur...

flz71
26-10-2011, 18:25
Ben de bu günlerde yaşadığım bazı olumsuzluklardan dolayı pek pozitif olamıyorum ne yazık ki. bugün hiç araba çekilmeyen yerden arabamı çeken görevlilere ne diyeceğimi bilemiyorum. bütün sülalelerine saygılarımı sunuyorum. yabi içimden::D

gokksu
26-10-2011, 22:19
içten saygıyı hak eden o kadar çok AYNA'lar çıkıyor ki bazen
ben ble içime şaşırıryorum :)
tekamül gerekleri
aynalar
bizi seven ruhdaşlarımız :)
sevgi ile...