PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : YANLIŞ' ve... 'DEĞERLER'..


hayalayaz
19-10-2011, 09:12
bana mail ile gelmiş... ben çok sevdim...önemli olan bizi kimsenin görmediğini, duymadığını düşündüğümüz anlarda neler yaptığımız, neler düşündüğümüzdür... hangi duyguları ürettiğimizdir.

YANLIŞ' ve... 'DEĞERLER'..

11 yaşındaydı ve New Hampshire gölünün ortasındaki adadaki evlerinde ne zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi.

Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilk saatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yem takıp, oltayı fırlatma talimi yaptı. Yem suya değdiği zaman gün batımında suda altın haleleler oluşturmuş, daha sonra gölün üzerinde ay doğmuştu. Oltasının hızla çekildiğini hissedince,oltaya büyük bir balık geldiğini anladı. Babası oğlunun balığı çekişini hayranlıkla izledi. Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı. Bu o güne kadar gördüğü en büyük balıktı, bir levrek; ama av yasağının kalkmasına sadece saatler kalmıştı.

Baba-oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışıl parlıyordu. Babası bir kibrit yakıp saatine baktı. Saat 22.00 olmuştu. Av yasağının bitmesine daha iki saat vardı. Önce balığa, sonra oğluna baktı.

'Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum,' dedi.

'Baba!' diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle.

'Başka balıklar da var,' dedi babası.

'Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil!' dedi çocuk.

Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasının yüzüne baktı bu kez. Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimsenin ne balığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, babasının sesinde n bu konuda hiçbir ödün vermeyeceğini anlamıştı.

Oltanın ucunu balığın ağzından çekti ve balığı gölün karanlık sularına bıraktı.Balık suya düşer düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kayboldu. Çocuk bir daha bu kadar büyük bir balık tutamayacağından emindi...

Bu olay bundan tam 34 yıl önce oldu. Bugün o çocuk New York City'nin ünlü mimarlarındandır.

Babasının küçük evi hâlâ o adadadır.Oğlunu ve kızlarını hâlâ o adadaki küçük eve balık tutmaya götürür.

Çocuk haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı. Fakat 'değerler' konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözünün önüne getirir. Babasından öğrendiği gibi 'değerler', doğru ile yanlışın ne olduğu konusunda çok basit bir konudur. Güç olan yalnızca değerlerin uygulanabilmesidir.

Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz?

Evet, küçüklüğümüzde bizlere balığı suya geri bırakmak öğretilseydi, doğru olanı yapabilirdik. Çünkü gerçeğin ve doğrunun ne olduğunu öğrenmiş olurduk.

Doğru olanı yapma kararı belleklerimizdeki canlılığını hiçbir zaman yitirmez. Bu anıyı dostlarımıza ve torunlarımıza göğsümüz kabara kabara anlatırız.Fırsatlardan yararlanmak değil, doğru olanı yapmaktır önemli olan.
* * * * * * * * * * *

Çocuğunu öyle karşıla ki; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin... .

Eşini öyle karşıla ki; yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin... .

Anneni öyle karşıla ki; doğumundaki ağrıları lezzetle takas etsin...

Babanı öyle karşıla ki; ömür boyu bir başka evlada imrenmesin.. .

Fakiri öyle karşıla ki; ona serdiğinden büyük, bir dua sofrası sersin....

Zengini öyle karşıla ki; gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğinden kahretsin...


Değerlerinizi kaybetmeden sevgiyle kalın ...

flz71
19-10-2011, 12:24
Özellikle çocuk yetiştiren biz anne babaların dikkat etmesi gereken ne kadar çok şey var. Geçen gün oğlum arabanın camını açıp dışarı kağıt mendilini atmak istedi. (zaten evin en pisi de o:))o kadar büyük bir tepki gösterdim ki ömür boyu unutamaz ve aynı şeyi tekrarlamaz umarım.

adaletsoykok
19-10-2011, 22:13
çok şükür ki biz bu degerlerle yetiştirildik.annemin övündügü tek konudur bu. çocuklarının dürüstlüğü.bizim çevremizden birisiyle tanıştıgı zaman bizler hakkındaki yorumları dinlerken ... Bizlerde bu degerlerle yetiştiriyoruz çocuklarımızı...

edabulut
20-10-2011, 20:18
Ne kadar güzel bir hikaye..Zaten herşey aileden başlar.Annem hala," kuş yuvada gördüğünü işler" der.Mesela kendimden küçük bir örnek;çocukken elimize alırdık ayçekirdeğimizi ,parka giderdik arkadaşlarla.Annem yanımıza poşet verirdi.Çekirdek çitler çitler,kabuklarını poşete atar;öyle de poşetiyle beraber çöpe atardık.Bu yaşıma geldim,halen daha tek bir çöp sokağa atmam:)Bu,benim için hayatın her alanında,her yerde geçerli bir kuram..
Kimse görsün görmesin önemli değil...Başta ben biliyorum ya n'aptığımı..işte,bu bana yeter:mshareketliifade393

Küfkedisi
20-10-2011, 20:46
Size bugün gördüğümü anlatmak istiyorum edabulut "Bu yaşıma geldim,halen daha tek bir çöp sokağa atmam" diye yazınca.

bugün durakta beklerken son model bir araba durdu otobüs durağının önünde içinden adam indi çöp kutusuna çöpünü attı ve aracına bindi cayklata cayklata bastı gaza :) takdir ettim ve şaşırdım.ne kadar alışmış gözümüz çöpünü yerlere atan insanları görmeye...