PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Meri'ye Mektuplar


merikeklik
05-09-2011, 00:25
Kendime mektuplar yazmayalı ne kadar da uzun zaman olmuş.

Günlüklerde bir nevi kendimize yazdığımız mektuplar değilmidir?

Ben çok severdim kendime mektup yazmayı...

Sanırım ilk ortaokulda başladım,sonra lisede devam etti bu mektuplarım..

Tabiki insan kendine ne yazar mektuplarında.

Aşklarını,acılarını ,sevinçlerini,ulaşılamadıklarını,söyleyemediklerin i..

Bende öyle yaptım..

Kimseye söyleyemediklerimi kendime söyledim yazarak..

Sonra üniversitede devam etti.sonra bıraktım..

Aslında yazmayı çok severim benve yazmaya başladığımda kelimeler dökülür gider.Yazılarda kavga ederim,üzülürüm,ağlarım..

Uzun ama çok uzun bir aradan sonra tekrar yazıyorum.

Geçen zamanda ne kadar kendimden vazgeçmişim,kendimden bile uzaklaşmısım oysaki..

Aslında söylemek istediğim o kadar çok şey varki,bir okadar da hiç birşey..

Zaman bu geçti gitti.

Ömrümden 38 yıl geçti..

Geriye dönüp baktığımda yapamadıklarından pişman,hep sızlanan biri olmuşum..

Aslında ortaya koyduğumda ne kadar çok şeye sahibim..

Ama derler ya "görmek ve bakmak arasında fark vardır"diye.

Sanırım ben sadece baktım,göremedim..

Ve artık GERÇEKTEN GÖRME zamanı..

Görebilmem için bir 30 yıl dahamı geçmeli...ne kadarda zaman kaybetmişim..

Daha fazla kaybetmenin bir anlamı yok..

Yazmaya başlaığıma göre sevgili günlükmü demeliyim,hani ben kendime mektup yazıyordum.

O zaman "Meri" diyeceğim sana..

merikeklik
05-09-2011, 00:47
Şöyle kendi yaşam resmime baktığımda neler görüyorum?

Ama öncelikle bu remin dışına çıkmam gerek.

"Resmin içindeki resmi göremez"denir ya.

Belkide onun için görememişimdir..

Dışarıdan baktığımda bu resme 38 yaşında yüzüne yılların yorgunluğu çökmüş,iki tane mini mini meleği olan,hergün işine gidip gelen,meslek edinme konusunda son derece sanşlı olan,girdiği ortamda insanlarla kaynaşan,sağlığı yerinde,yaşama ve insanlara karşı güçlü duran bir Meri görüyorum..

ama neden ozaman ben hep haksızlığa uğramış,istediği hayatı elde edememiş,sürekli birşeyler için endişelenen,sürekli mutsuz hisseden(bu son zamanlarda değişmeye başladı ama)kaşları çatık,öfkelenmek için bahane arayan,yapamadıklarını başlarına yükleyen,suçlayan ve zihni sürekli huzursuzluktan kıvranan biri haline dönüştüm.

Önceden de çok güllük gülistalık bakmazdım hayata ama bu son yıllarda daha da Karadenizde değil gemi,ATlas okyanusunda filolarım batmış gibi geziyorum...

Ve artık bu halimden bende ile sıkılmaya başladım ..

Birşeyler değişecekse değişmeli..

Sızlanıp durmak niye..

Çok bilinçlide olmasa 2011 de kendim için önemli adımlar
attım oysaki..

Mesela en büyük isteklerimden biri araba kullanmaktı..

Araba kullanabilidiğim halde (Çünkü daha önceleri kullanıp bırakmışlığım vardı )en büyük sorunumdu.onu hallettim.çok seri olmasada ,hala korksam da çıkıyorum trafiğe..

Diğeride bu sene Sanat müziği korosuna katıldım.

Kısa sürede olsa çalışmalar gittim..

Demek ki bu sene değişimlerim için adımlar atmışım...

Kimi insanlar vardır...

Bir işi başarmaları için başka insanlara çok ihtiyaç duymazlar.

Azmettilermi yaparlar o işi..

Ben ne yazıkkki onlardan değilim.

Araba motorları için kullanılan "İçten yanmalı motorlar"kelimesini ben o insanlar için "İçten yanmalı" diye değiştiriyorum.

Bİr şeyi yapabilme gücünü,ateşini kendi içlerinde buldukları için.ben hiç öyle biri olamadım..


Amacım İçimdeki uyuyan ateşi uyandırmak....

hayalayaz
05-09-2011, 07:21
mericiğim günlüğün neşe ve sevinçlerle dolsun...:mel1

Gülçin Şen
05-09-2011, 10:11
Günlüğün hayırlı olsun Meri...:0319:

merikeklik
05-09-2011, 15:20
Hayal abla,Gülçin,Leyle,filiz hepinize teşekkür ederim..:)