PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bugünün işi


Gülçin Şen
12-07-2011, 21:37
Bir süredir dikkatimi çeken bir şey yaşıyorum.

Sanki hayatımda her hafta farklı bir konu işleniyor ve tüm olaylar bu konu üzerine gelişiyor.

İlk haftalarda farketmemiştim ama ardı ardına temalı haftalar geçirince bunun da ilahi bir plan dahilinde olduğunun farkına vardım.

Bu haftanın konusu affetmekti.

O kadar çok kişi ve olayla karşılaştım ki, geçmişinden yükler taşıyan ve geleceğe yansıtan.

Kimisi ebeveynine, kimisi arkadaşlarına, kimisi şu anda yaşamayan kişilere.

Herşeyin unutulmuş olduğu sanrısıyla sorunum yok derken, ardından o duyguların içine girince sanki nefretlerini ve acılarını şu an yaşıyormuşçasına yaşanan duygu yükü o kadar etkiledi ki beni.

Hepimizin yaşamında, izler bırakan, hatırladıkça tekrar tekrar kanayan yaralarımız olabilir.

Olayın ne olduğunun önemi yok, hatta çok önemsiz bile olabilir.

Hatta şu an yüzeye çıkarınca çok saçma, komik bile gelebilir.

Önemli olan bu yaşanılmışlıkların bizlerdeki izlerinin ne olduğu.

Eğer bizler yaşadığımız olaylar ve olayların kahramanlarıyla ilgili duygularımızı çözmeden geri plana atabileceğimizi sanıyorsak yanılıyoruz.

Kiara Windrider'ın kitabında dediği gibi evde bir fare ölüsü gördüğünüzde bu leşi dışarı atacağımıza halının altına süpürdüğümüzde, ortalıkta görünmese bile bir süre sonra kokusu ortaya çıkacaktır.

Ne yazık ki hepimiz zaman zaman bu yükleri çözmeden, unutmayı tercih edip, halılarımızın altına süpürüyoruz.

Bir çözümmüş gibi gelse de bu duyguların kökünü kazımazsak içimizde derin yaralar bırakarak, hem de giderek büyüyerek yerini almaya devam eder.

Yazık değil mi geçirilen zamana.

Biz pür ve ağırlıksız yaşayalım uğraşındayken tekrar yüzleşmenin korkusuyla geçirdiğimiz onca seneye.

Affetmek neden bu kadar zor geliyor. ???

Bunu kişilere sorduğumda cevap olarak en çok, affetmenin o kişiyi onurlandırmak gibi geldiği ve bunu hakketmediği söylendi.

"Nasıl olur da bu kadar kötülük yapan bir kişiyi affedebilirim?"

"Bunu yapmak kendime ihanet etmekle eş değil mi?"

"Şu anda yaşamayan birisini nasıl affedebilirim?"

Aslında hepsi bu seremoniden kaçış yolunun aranması.

Aslında unutulan şey, affetmeyi diğer insanlar için değil kendimiz için yaptığımız.

Dünyadaki amacımız tam olmak, tamamlanmak değil mi?

Neden kendimizin bir parçasını, değer bile veremediğiniz birisine bağlıyarak yaşıyalım?

Affetmemek aranızdaki bağın sürdürülmesi aslında.

İki tarafın da serbestleşmesi için aranızdaki bağı koparmalısınız.

Yoksa sizi sürekli geçmişe bağlayan ve balonun yükselmesini engelleyen safralar gibi dibe sürükleyen kancalarla, özgür olmayan yaşamlar sürersiniz.

Bu konuları düşünürken şu da akla gelmiyor değil.

Hepimiz bazı düşünce alışkanlıklarımıza, dramlarımıza o kadar sarılmışız ki, kendimizi bunlarla tanımlamaya başlamışız.

Bu duyguların elinizden alınacağını hissedince oyuncağı elinden alınmış çocuklar gibi ağlamaya başlıyorsunuz.

Merak etmeyin, oyuncağınızı vermek dünyanın sonu değil, aksine yeni bir yaşama başlangıç.

İnanın özgürlüğün tadı, alışkanlıklardan ve dramalardan daha tatlı.

Affedeceğiniz kişilerin bazıları hayatta dahil olmayabilir.

Hiç önemli değil.

Yaşamın sadece bedenle sınırlı olmadığını biliyorsunuz.

Siz yeter ki affetmeyi isteyin.

Kendinize affetmek için zaman ayırın.

Bir tören düzenleyin.

Oturun, içinizde bu kadar öfke uyandımış ve senelerce hayatınızı zindan etmiş duygunuzu tekrar yaşamaya izin verin kendinize.

Herkes deli diyebilir ama, kişi karşınızdaymış gibi tüm duygularınızı dile getirin.

İçinizde bir damla kalmayana kadar öfkenizi kusun.

Boşaldığınızı hissettiğiniz anda ise şu cümleyi tekrar edin.


" Ey..... Senin ve benim karşılaşmamızın ve bu olayı yaşamamızın ilahi bir plan dahilinde olduğunu artık biliyorum.

Senin içindeki ilahi ve kusursuz özü görmek için kendime izin veriyorum.

Herşey aslında bir oyun.

Sen ve ben bu oyunu oynayan değerli ve özel ruhlarız.

Seni bana yaşattığın tüm bu duygular için, kendimi de içimde taşıdığım nefret duyguları için affediyorum.

Aramızdaki bağı koparıyor ve sana şükranlarımı sunuyorum.

İlahi akış içindeyim."

Düşündüğünüz gibi zor değil.

Ardından gelecek özgürlük hissini tatmak için bile denemeye değer.

Tekrar söylüyorum affetmek kendiniz için yapabileceğiniz en güzel eylem.

Bugünün işini yarına bırakmayın ve özgürleşin.

Geçmişin yükleriyle, geleceğe yürüyemezsiniz.

Sevgiyle kalın

Erkan Sarıyıldız

Mahir
13-07-2011, 09:44
Yazıyı satır satır iredeledim düşüncemi bu kadar satır satır değiştirebileceğimi sanmıyordum.

Yazıyı yazana, paylaşana teşekkür ediyorum.

omerm
13-07-2011, 13:55
Ablacım eline sağlık ...:)

Gülçin Şen
13-07-2011, 14:01
Ablacım eline sağlık ...:)


Gözlerine sağlık ömermciğim okuduğun için..:)

Gülçin Şen
13-07-2011, 14:02
Yazıyı satır satır iredeledim düşüncemi bu kadar satır satır değiştirebileceğimi sanmıyordum.

Yazıyı yazana, paylaşana teşekkür ediyorum.


Keyifle okudum ve paylaştım...Ben teşekkür ederim yorumun için:)

canan
11-08-2011, 10:26
çok güzel bi açıklama evet insan afetmedikce kendinne gereginden fazla zarar veriyoyor bunu için sevgiyle bagları kesip afetme duygusunu bilinç altına gönderdigimiz zaman hayatın nekadar güzel oldugunu görüyoruz bunu hergün yaparak mutlu oluyoruz afetme olumlaması kendini ve karsındaki herşeyi afedebilmek hayatını güzeleştirmektir teşkkürler

coşkun
11-08-2011, 10:36
başkalarını affetmekte bu kadar zorlanan insan iş kendilerine gelince bir başkası ya da yaradan tarafından affedilmek için pek bir hevesli oluyor değil mi?

gizdüşüm
11-08-2011, 11:58
Sevgili Gülçin, ya aramızda telepatik bağ kuruldu da sen bu yazıyı ekledin, ya da ben iki gündür affetme çalışması yaparken bunu daha uzun bir seans halinde yapma fikrimi saldım ortak bilinçten sana ulaştı :D Gerekli bir konuydu. tv8de Yeni Enerji programını yapan Seda Diker de burdaki affetme çalışmasını danışanlarına uyguluyordu, hatta regresyona da dahil etmişti. Sitesinde çokça okudum danışanların deneyimlerini. İyileştirici gücü sorgulanamaz bile. Herkese tavsiyemdir.

Geçmişten ve karmanın etkilerinden kurtulmadan özgürleşemeyiz, ve kötü tecrübelerimizin kölesi oluruz, aynı hataları devam ettiririz. Hesaplaşma ve yüzleşme kesin çözümdür. Eterik bağları keser, bizi kötü duygu ve takıntılı düşüncelerden özgürleştirir. Önemli olan, işlemi yaparken belirleyici olmak. Önce bir liste yapın, kimler bana zarar verdi, bende hangi acıyı ya da duyguyu bıraktı, sonra zihninizi boşaltın nefes egzersizleriyle, gözlerinizi kapatıp çalışmadaki şekilde gözünüzde canlandırma yapın. hepsiyle tek tek el sıkışın, anlaşın, birbirinizi Allaha emanet edin, vedalaşın. Mutlu ve huzurlu bir veda olsun bu. Teşekkür etmeyi de unutmayın. Listede her yaptığınız kişi ya da olay bittikten sonra üzerine çizgi çekin. Ya da yanına tamamlandı işareti koyun.

Gülçin Şen
11-08-2011, 14:40
Sevgili Gülçin, ya aramızda telepatik bağ kuruldu da sen bu yazıyı ekledin, ya da ben iki gündür affetme çalışması yaparken bunu daha uzun bir seans halinde yapma fikrimi saldım ortak bilinçten sana ulaştı :D Gerekli bir konuydu. tv8de Yeni Enerji programını yapan Seda Diker de burdaki affetme çalışmasını danışanlarına uyguluyordu, hatta regresyona da dahil etmişti. Sitesinde çokça okudum danışanların deneyimlerini. İyileştirici gücü sorgulanamaz bile. Herkese tavsiyemdir.

Geçmişten ve karmanın etkilerinden kurtulmadan özgürleşemeyiz, ve kötü tecrübelerimizin kölesi oluruz, aynı hataları devam ettiririz. Hesaplaşma ve yüzleşme kesin çözümdür. Eterik bağları keser, bizi kötü duygu ve takıntılı düşüncelerden özgürleştirir. Önemli olan, işlemi yaparken belirleyici olmak. Önce bir liste yapın, kimler bana zarar verdi, bende hangi acıyı ya da duyguyu bıraktı, sonra zihninizi boşaltın nefes egzersizleriyle, gözlerinizi kapatıp çalışmadaki şekilde gözünüzde canlandırma yapın. hepsiyle tek tek el sıkışın, anlaşın, birbirinizi Allaha emanet edin, vedalaşın. Mutlu ve huzurlu bir veda olsun bu. Teşekkür etmeyi de unutmayın. Listede her yaptığınız kişi ya da olay bittikten sonra üzerine çizgi çekin. Ya da yanına tamamlandı işareti koyun.


Yazıyı eklememim üzerinden 1 ay geçmiş,demek ki doğru zamanda senin karşına çıkmış sevgili arkadaşım...

:008

gizdüşüm
11-08-2011, 15:04
Haklısın ona dikkat etmemişim, site böyle tutku halini alırsa, bi yandan telefon görüşmeleri bir yandan konu takipleri yorumlar, görseniz etrafım tam bir curcuna bense başı çekiyorum :) Dikkatsizlik diz boyu. Canana da teşekkür konuyu güncellemiş