PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kuantum ve NLP swish tekniği ile geçmişi çökertme ve affetme


seerenay
16-05-2011, 23:29
Geçmişin yükünden ve bize attığı olumsuz enerji kancalarından kurtulma ve affetme..

Hepimizin zihninden günde ortalama 60000-90000 arasında düşünce geçer .Bu düşünceler zihnimize kuantum birleşik alanından düşse de konusunu bilinçaltımızdaki inançlarımız ,düşüncelerimiz,korkularımız belirler.

Bilinçaltında bir çok korku ve olumsuz inanç besleyen insanların zihnine pozitif düşünce ve imge düşmesi de zorlaşır.Bu nedenle geçmişte bize bu olumsuz inanç ve korkuları yaşatan olayları bulmak ve onları temizlemek zorundayız.Burada temizlemeye çalıştığımız olayın kendisi değil “duygusudur”..

Örneğin geçmişinizde insanlara ve hatta hayata güveninizi sarsan yokeden çok kötü bir anınız ,hayalkırıklığınız var.İşte bu bu olayın sizde bıraktığı izi silmezseniz, bir çok defalar önünüze farklı dekor ve oyuncularla çıkıp aynı duyguları yaşatmaya devam eder ve her defasında biraz daha bu duyguyu kökleştirir .

Güven korkunuz olduğu için evrene güvensizlik duygunuzu yayacak ve size tam da bu korkunuzu yaşatacak deneyimleri çekmeye devam edecektir.Siz de bir kez daha haklı çıkmanın gururunu en acı biçimde yaşamaya devam edeceksinzi.

Örneğin ; “Ben biliyordum bu adama/ kadına güvenilmeyeceğini..”
“Hayatta kimseye güvenmemem gerektiğini bir kez daha anlamış oldum”..

Peki bu anıların izlerini nasıl sileriz ?

Burada bilinçaltının gerçek olanla olmayanı ayırt edememe özelliğinden faydalanıyoruz.İlkönce bize o kötü duyguyu yaşatan olaya gidiyor ve yerine çok canlı biçimde yenisini koyuyoruz .

Yeniyi o kadar canlı ve gerçekçi koyuyoruz ki bilinçaltımız ilkönce eskiyi nötrlüyor sonra yeniye inanıyor bunu birkaç kez tekrarladığımızda da eskinin sadece soluk bir resmi kalıyor ama duygusundan hiçbir iz kalmıyor.

Böylece o olayın bizde yarattığı duygusal travma yok edildiği için hafifliyor ve yeni bir geleceğe daha güvenle bakabiliyoruz.

Peki bunu nasıl yapacağız ?

Dikkat ederseniz hepimiz bizde iz bırakan kötü olayları silik siyah beyaz ya da flu –bulanık hatırlarız.Çünkü bunları hatırlamak istemediğimiz için gelişigüzel bilinçaltımıza itmiş ve öylece bırakmışızdır.

Oysa hayatımızın güzel günleri pırıl pırıl parlar bu karelerin içinde..renkli,canlı ve hatta çoğu detayı aklımızdadır.Çünkü o kadar mutlu olmuşuzdur ki defalarca tekrar tekrar düşünmüşüzdür.

Bu bizde iz bırakan kötü anılara olaylara bilinçaltımızdaki karakutular diyelim ve ne kadar çok kutuyu açabilir ve beyaza çevirebilirsek o kadar temizlemiş ve hafiflemiş oluruz..

Burada bizde bu duyguları yaratan ilk anıları olayları bulmak da çok etkilidir.İlk güven duygumuzun zedelenmesi örneğin..

Küçükken annemiz ya da babamızın kardeşimize yaptığı bir sevgi hareketi,aldıkları bir hediye vs bile ;bizim ilk rol modelimiz olan ebeveynlerimize duyduğumuz güvensizliği yaratır .İlk kıskançlık duygumuzu yaratır.İlk hayalkırıklığımızı ilk kızgınlığımızı…

Bu yüzden bir kağıda “GÜVENSİZLİK” duygumuz diyerek başlık atalım ve altına bugüne kadar kimler ne zaman nerede bize bu duyguyu yaşattılarsa sadece başlıklarını yazalım örneğin ;

“İlk sevgilimin başka biriyle olduğunu öğrendiğimde..

“ x kişisi beklediğim maddi veya manevi desteği vermediğinde..”

Sadece başlıkları yazmanız yeterli..olayın ne olduğunuz yazmanız gerekmiyor.

Bunları tek tek hatırlamakta zorlanıyorsanız çocukluğunuzu gittiğiniz okulları öğretmenleri okul ve mahalle arkadaşlarınızı,babanızın ve annenizin o yaşlarında nerede çalıştığını,evinizi sokağınızı akrabalarınızı vs hatırlamaya çalışın.Zaten sizde iz bırakanlar ilk aklınıza gelenlerdir.

Sonra sakin ve sessiz olmasına özen gösterdiğiniz bir ortamda gözlerinizi kapayın..kas ve sinir sistemizi rahatlattıktan sonra beyin frekansınızın alfa konumuna inmesini sağlayın..3-5 kez derin diyafram nefesi yeterli olacaktır..ve üzerinde çalışacağınız ilk sahneyi seçin.

Zihninizin içinde bir TV ekranı açın ve İlkönce bu sahneye soluk siyah beyaz bir fotoğrafa bakar gibi dışardan bakın..ve sonra sahnenin içine girin..

Örnek vermem gerekirse ;

Ben henüz 13 yaşında iken resim öğretmenim ödev olarak verdiği Atatürk resmini benim çizdiğime inanmadığı için sınıfın içinde bana bir tokat atmış ve beni incitecek sözler söyleyerek üzülmeme neden olmuştu.Bu olaydan sonra çok sevdiğim halde yıllarca resim çizmedim..

İlkönce bu anımın üzerinde çalıştım.

Çünkü güvensizlik,hayalkırıklığı,değersizlik,utanç vs gibi bir çok olumsuz duyguyu bilinçaltıma sağlam bir şekilde atmıştı.

Bu çalışmaya şöyle başladım..İlkönce zihnimin içinde bir ekran açtım.
Sınıftayım..Sınıf kalabalık..ve havasız..çocukların üzerindeki kıyafetler de silik ve renksiz sanki..

Sonra kapı açılıyor ve resim öğretmenim sınıfa giriyor.Gözünde onu daha da korkutucu yapan gözlükleri var ..resim defterimi çıkarıp verdiği ödev sayfasını açıyorum..

Öğretmenizin sürdüğü parfüm kokusu çok ağır ..yanıma geliyor ve defterimdeki resime bakıyor

“Bu resmi sen mi yaptın” diyor.Sesinde inanmazlık ve hafif de öfke var..

Korkarak “ evet öğretmenim “ derken sesim çok cılız ve zavallı çıkıyor.

Öğretmen yanağıma elinin tersiyle vurup sinirli bir sesle ;

“Hayır sen yapmamışsın yalan söyleme bunu ya annene ya babana yaptırmışsın besbelli..” diyor..

Dudaklarımı ağlamamak için dudaklarıma batırıyorum..Gözlerimden yaşlar iniyor..Ben yaptım bir daha çizeyim isterseniz diyeceğim ama sesim çıkmıyor..Müthiş bir hayalkırıklığı ,isyan,kızgınlık duygusu çaresizlik ve değersizlik duygusuna karışıp gidiyor ..

Tamamıyla 13 yaşımda ve o duyguların yeniden içindeyim öyle ki neredeyse yine ağlayacağım..

Sonra zihnimin içinde biraz önce açtığım ekranın sol alt köşesinde küçük ve yeni bir ekran (1/4 oranında küçültülmüş) açıyorum..

Bu defa bu kare içinde biraz önceki sahnenin tam aksini yani olmasını istediğim vizyonu canlandırıyorum.

Yine sınıftayım..Mis gibi bir hava var sınıfta..pencereler açık...

Kendimi çok mutlu hissediyorum.Çünkü öğretmenin istediği resmi çok güzel çizdim o yüzden heyecanla onun sınıfa girmesini bekliyorum.

Ellerimde tebeşir tozlarının beyazlığı var..çünkü biraz önce arkadaşlarım tahtaya resimler çizmemi istediler..çizdim çok beğendiler…

Kapı açılıyor..Öğretmenim üzerinde ona çok yakışan kırmızı beyaz mavi tonlarının olduğu cıvıl bir elbiseyle içeri giriyor..Mis gibi bir yasemin kokusu burnuma çarpıyor..Gülümseyerek “ödevlerinizi yaptınız mı çocuklar “ diyor..

Gözlükleri de yok ve bu haliyle yani gülümsediğinde çok güzel ve sempatik görünüyor..

Yanıma geliyor..çizdiğim resme bakıyor ve ses tonunda beğeni dolu bir ifadeyle ; “Bunu sen mi çizdin canım” diyor..Gurur dolu bir sesle “evet öğretmenim” diyorum..

Resim defterimi kaldırıp sınıfa gösteriyor ve onlara ; bu arkadaşınıza iyi bakın o gelecekte büyük bir ressam olabilir diyor ve sınıftan beni alkışlamalarını istiyor..

Alkış seslerini çok net duyuyorum..Arkadaşlarıma bakıyor ve gözlerinde büyük bir takdir ve hayranlık görüyorum..Gururlu ve mutluyum..

Öğretmenim o resmin olduğu sayfayı çıkarmamı istiyor.Okulun panosuna asacak ve tüm okul öğrencilerinin görmesini sağlayacak..
Sayfayı yırtıyor ve ona veriyorum..

Sonra kendimi aniden ilk açtığım kareye gönderiyorum..Bana tokat attığı ve ağladığım kare..Biraz önceki sahneyi o kadar canlı yaşamışım ki istesem de kendimi biraz önceki olumsuz ruh durumunda hissedemiyorum.Yine de kendimi zorlayarak o sahnede birkaç dakika kalıyor ve eski duygularımı yakalamaya çalışıyorum..

Sonra zihnimde biraz önce olmak istediğim vizyonu canlandırdığım sol alt köşedeki kareye geçiyorum artık bu kare daha büyümüş ve ekranın yarısını kaplamış durumda..

Yeniden sınıftayım ve öğretmenim içeri tekrar giriyor..Biraz önce canlandırdığım tüm sahneye daha fazla duygu,heyecan detay katarak ( beş duyumu da içine katarak) yeniden yaşıyorum..

Bu defa kokular sesler daha da belirginleşiyor..Daha
büyük,renkli,yüksek sesli..Var olan sahneyi yaşıyor ve bir kaç küçük detay daha ekliyorum..Resmimi okulun panosunda görüyorum..

Herkes hayran hayran seyrediyor ve hatta bir resim yarışmasına katılmamı teklif ediyorlar..İnanılmaz heyecanlı gururlu ve mutluyum..Öğretmenim okulda en sevdiğim öğretmen oluyor ve beni her konuda destekliyor cesaretlendiriyor kendime daha çok güvenmemi sağlıyor..(burada ne kadar canlı ve gerçekten yaşamış gibi görürseniz o kadar etkili )..

Aniden kendimi tekrar eski sahnede görüyorum..Ama artık duygu yok..ne kadar çabalasam da biraz önceki o yoğun enerjili pozitif duygulardan sonra bu düşük enerjili karede kendimi kötü hissedemiyorum..Sanki bir başkası yaşamış geçip gitmiş gibi..

Yeniden zihnimdeki diğer ekrana geçiyorum ..Artık eski ekranı kapatıyorum Yeni vizyonum tüm ekranı kaplıyor..Bir kez daha bu sahneyi hızlıca yaşıyor öğretmenimi,sınıfı,arkadaşlarımdaki beğeni ve coşkuyu bir kez daha görüyorum..

O kadar mutluyum ki duyduğum gurur ve özgüven sanki elle tutulurcasına yoğunlaşıp tüm çevremi ve bedenimi kaplıyor..
Son kez öğretmenimin gülen yüzüne bakıyor ve ona şunları söylüyorum ;

“Artık hayatıma neden girdiğini biliyor ve hayatımın bu sürecini paylaştığın için sana teşekkür ediyorum. Bana yapmış olduğun herşey için seni affediyorum..Artık ikimiz de özgürüz”

Onun gülümseyerek el salladığını ve uzaklaştığını görüyorum..
Bu çalışma her ne kadar burada uzun görünse de ortalama 15-20 dakika sürüyor..Bunun önemli kısmı da imgeleme ve duyguyu yaşamakla geçiyor..

NLP nin swish tekniği ile desteklenmiş mıuhteşem bir geçmişten arınma ve affetme çalışmasıdır.

Eğer hakkı verilerek yapılırsa bilinçaltı yeni koyduğunuz her sahneyi gerçek olarak kabul ediyor ve eskiyi siliyor..Eski zihninizde sizde hiç bir duygu uyandırmayan boş bir resim gibi kalıyor..Kopuk ve uzak..

Her defasında tek bir kişi ve olayla çalışın ..eğer zihninizde dahi olsa affedemediğiniz kişiler olursasonradan dönmek üzere.. bir tarafa bırakın..Unutmayın bu çalışmayı başkaları için değil kendiniz için yapıyorsunuz..her çalışmada sırtınızdaki küfede taşıdığınız bir taş daha atılır ve gittikçe hafiflersiniz..

Mümkünse istekli ve sakin olduğunuz zamanları seçin..

Aynı çalışmayı bir kağıda daha sonra “değersizlik,para,sağlık ve tüm korkularınızla ilgili başlıklar atarak yapabilirsiniz..

İlk aklınıza gelen sizi en çok etkileyen ve iz bırakanlardır.Bunlardan da başlayabilirsiniz..
Bu noktada sormak istediğiniz bir şey olursa yardımcı olmaya çalışırım sevgilerimle..
Seerenay

emyyy
16-05-2011, 23:41
muhteşem.. bi yerde de buna benzer sahneleri gözünüzün önüne getirip o sahneyi pembelere boyayın diyordu.. sevginizi vererek .. kesinlikle yeni bir hayat için çok önemli bi çalışma teşekkür ederim..

leylla1
17-05-2011, 10:22
Teşekkürler seerenay, yıllar önce uyguladığım swish tekniğini yeniden hatırlattın, biraz ihmal de var tabii ya da işte yeni yeni yöntemler öğreniyoruz onu deneyeyim derken aslında çok işime yaramış bir yöntemi rafa kaldırmışım. Daha çekim yasası, kuantum vs. hiçbir şeyden haberimin olmadığı zamanlardı ve tesadüf bir arkadaşım bana adını hatırlamadığım bir kitap verdi, oradan çeşitli notlar alıp geri verdim kitabı ama özellikle iki yöntemi pek çok kez uyguladım. Kendimde çözmem gereken çok sorun vardı, mesela topluluk karşısında konuşmak benim için anlatması imkansız bir eziyetti ama öğretmenlik yapacaktım ve mecburdum. Swish tekniğini uyguladım. Gerçekten de tek bir sorun üzerinde uygulandığında kesin sonuç veriyor, hatta bir keresinde de rehberlik öğretmeni bir arkadaşıma anlattım yöntemi, onun sorunu biraz daha ağırdı ve uyguladıktan sonra kadının yüzünde güller açtı sanki öyle rahatlamıştı ki.
Yakın zamanda da ho'oponopono ile tanıştım ve asla halledemem dediğim sorunların bir kısmında mucizevi dönüşüm sağladı. Bütün iş uygulamak konusunda istikrarlı olmaktan geçiyor sanırım. Swish tekniği ile ho'oponopono eşzamanlı uygulansa herhalde harika sonuçlar elde ederiz diye düşünüyorum.

coşkun
17-05-2011, 10:36
Ben bu tekniği yıllardır switch diye biliyordum. çünkü burada yapılan aslında bir switch yani yer değiştirme, bir şeyi bir başka şeyin yerine koyma. swish ise kelime anlamı olarak hışırtı demek ve hiçbir anlamsal bağ yok arasında. Siteye yazmadan önce nette araştırdım ve heryerde swish diye okuyunca çok şaşırdım. Acaba tekniği bulan kişinin soyadı mı swish:)

Küfkedisi
17-05-2011, 13:36
Gerçekten çok güzel bir çalışmaymış...yetersizlik ve başarısızlık korkum üzerine çocukluğuma ait aklıma ilk gelen anıma yaptım ,aslında daha okurken yapmaya başladım :) devam ettim...şu an
kendimi çok daha hafif hissediyorum o anıya karşı...çok teşekkürler çok faydalı oldu...

flz71
25-12-2011, 01:23
Evet bu teknik süper.bu tekniği her türlü olumsuz duygu ve düşüncelerimiz için yapabiliriz. Belki de hiç bilmediğimiz ve farkında olmadığımız bir blokaj çözülecek. :güz

Gülçin Şen
25-12-2011, 10:24
Heh işte ilk travmalarımızı,ana-babalarımızdan,öğretmenlerimizden aldığımızın ne kadar net anlatıldığı bir konu...

GÜVENSİZLİK duygumu bende resim öğretmenim Taliha Aydın'da aldım ,birde annemden..

Hey gidi bu yazıyı bir daha okumak beni nerelere götürdü...

Öğretmenimle ilgili olan kısmı anlatmıştım formun bir yerlerinde...

Annem ise ne kadar bilmeden yaptıysada ona olan güvenimi sarsmıştı..

Bir bayram gününe yaklaşıyorduk,o zamanlar altından tuğra kolyeler acayip moda..Bayram hediyesi olarak bana almıştı..Boynuma taktım deli gibi seviniyorum..

Bayram sabahı misafirler geldi..Biri yeni gelin olan amcamın hanımı..Bizde adettir yeni gelin eve gelince hediye verilir o da altın olmak durumunda..

70'lerin son demleri..Ha diyince kuyumcu yok Kapalıçarşıya gitmek lazım ve zaten bayram gitsende açık değil...

Annem beni odasına çağırdı kırmadan bana anlatmaya çalışıyor,kızım şimdi sen kolyeni ver bayramdan sonra ben sana yenisini alacağım..Ağlaya sızlaya çıkardım kolyeyi verdim..

Bu Şeker Bayramıydı..Bana kolye alındı...Bilin bakalım Kurban Bayramında yeni alınan kolyeme ne oldu?

Yine yeni gelin geldi ,bu da büyük kuzen Almanya'dan geldi, aynı sahneler yaşandı..

Yazınca o 9-10 yaşlarıma döndüm vallahi..İnci inci dökülen gözyaşlarımı anımsıyorum..

Bana kolyeler hep alındı ,ama ben her an benden acaba geri istermi annem diye severek hiç birini takmadım...

Ah anacım bilsen yaparmıydın nerden bileceksin ki?

Yoldangecenbiri
25-12-2011, 11:18
ağladım sabah sabah..üzücü anılar,ama sevindirici tarafı sizler yöntem biliyorsunuz, çözebilirsiniz bu eski düğümleri..
ben de sorunumun kökenini biliyorum, bu da benim şükretmem gereken nokta..ama ya çözmeye üşenecek kadar tembelim ya da çözmeyi bilmiyorum..
benim "terkedilme-bırakılma-vazgeçilme" ile ilgili korkum, 1,5 yaşımda annemin beni hediye etmesine ve 5 yaşımda annem bildiğim ablamın geri getirip bırakmasına dayanıyor sanırım..
dün gece gerçekten ciddi ciddi denedim yukarıdaki yöntemi, ama bebeklik halimle kendimi hayal etmem, bunu tamamlamam o kadar zordu ki, yarıda bıraktım, beceremedim..
hafızamın zayıflığına çok şükrederim her zaman..beni daha dipte olmaktan bu korudu hep..belki tamamen hafızamı kaybetsem düzelirim...

edabulut
25-12-2011, 16:20
ağladım sabah sabah..üzücü anılar,ama sevindirici tarafı sizler yöntem biliyorsunuz, çözebilirsiniz bu eski düğümleri..
ben de sorunumun kökenini biliyorum, bu da benim şükretmem gereken nokta..ama ya çözmeye üşenecek kadar tembelim ya da çözmeyi bilmiyorum..
benim "terkedilme-bırakılma-vazgeçilme" ile ilgili korkum, 1,5 yaşımda annemin beni hediye etmesine ve 5 yaşımda annem bildiğim ablamın geri getirip bırakmasına dayanıyor sanırım..
dün gece gerçekten ciddi ciddi denedim yukarıdaki yöntemi, ama bebeklik halimle kendimi hayal etmem, bunu tamamlamam o kadar zordu ki, yarıda bıraktım, beceremedim..
hafızamın zayıflığına çok şükrederim her zaman..beni daha dipte olmaktan bu korudu hep..belki tamamen hafızamı kaybetsem düzelirim...

sevgili yoldangecenbiri..ben de üzüldüm şimdi..
inşallah bu korkunu yeneceksin :mel1
sevgiler,
eda

Yoldangecenbiri
25-12-2011, 17:33
teşekkür ederim..yine de çoookk şükür..herkesin ne dertleri var, atlatırız inşallah hepimiz..