Orijinalini görmek için tıklayınız : Olumsuz durumlar birer fırsattır
Yaşadığımız olumsuz durumlar aslında birer fırsattır. Bizim için gerçekleşecek çok güzel durumların oluşmasına zemin hazırlarlar. Ama biz bu durumlara müdahale eder ve olumlu veya olumsuz değiştiririz.
Yaşadığımız olumsuz bir olayda iki şekilde davranırız:
1- Kendimize, şansımıza, o olayı oluşturan kişilere... herkese ve herşeye kızarız, sürekli olumsuz şeyler düşünür ve konuşuruz. Çevremizde olumsuz duygularımızı paylaşan dostlarımız vardır. Onlar da bizim negatifliğimize katkıda bulunurlar. Hep beraber bir negatifliği paylaşırız ve yaşarız. Negatif frekanstan yaptığımız yayın nedeniyle aynı frekanstan olayları hayatımıza çekeriz ve dolayısıyla olay bizim için gerçekten olumsuz sonuçlanır.
2- Yaşadığımız olumsuz olayın bizim için bir fırsat olduğunu görürüz. Bizim bilmediğimiz, insani aklımızın, hafsalamızın almadığı şekilde, ilahi güçler bizim için iyi birşeyler yapmaktadırlar. Bu durumun oluşabilmesi için ortamın hazırlanmasında böyle bir duruma ihtiyaç vardır ve bu durum olmuştur. Yapmamız gereken bu olumsuz gibi görünen durumda sükunetimizi korumak ve mutlu olmaktır. Çünkü aslında "bütün evren bizim mutluluğumuz için çalışıyordur". Bu mutlulukla yaptığımız pozitif frekanstan yayın hayatımıza pozitif olay ve durumları çekecek ve olay olumlu sonuçlanacaktır.
AYSU
hayalayaz
12-05-2011, 21:35
yüreğine sağlık aysucuğum...haaah şöyle yaaa...döktürün yüreğinizdeki incileri...ohhhh beee...
ben her zaman ikinci şıkkı yaşamaya..yani merkezimde kalmaya çalışırım... o AN akışa geçmeyi başaramazsam bunu yüksek sesle söylemeye başlarım... şimdi burada merkezimde kalıp, hayatla birlikte akmayı seçiyorum, olana OLması için izin veriyorum ben AN'dayım derim... bunu içim rahatlayana kadar söylerim...
rahatlık, iç huzuru kendisini çok bekletmez zaten... sonradan OLanın benim için en iyisi olduğunuda gözlemlerim... hepimiz hayatın kontrolünü elimizde tutmaya programlandık... ama tutmaya çalıştıkça hem üzülüyoruz... hemde ne yaparsak yapalım OLması gereken OLuyor zaten... bu yüzden çabalamadan zorlanmadan yaşamaya çalışmak en iyisi...
bir de o anki zorluğa değil çözüme odaklanmak her zaman iyi oluyor:) Tecrübeyle sabittir:)
Sweetdreams
12-05-2011, 22:07
Çok güzel :) teşekkürler :)
bu hikaye tam da bu duruma uygun değil mi?
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral bu at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu... at bir at değil benim için; bir dost. İnsan dostunu satar mı hiç?” dermiş sürekli. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylüler ihtiyarın başına toplanmış. “Ne talihsiz ne bahtsız adamsın . Var yok bir atın vardı onu da çaldılar. Keşke zamanında krala satsaydın, ömrünün sonuna dek beyler gibi yaşardın. Şimdi ne atın var ne de paran. Vah vah.” İhtiyar cevap verir büyük bir bilgelikle: “Karar vermek için acele etmeyin. Atım için sadece kayıp deyin. Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz. Atımın kaybolması bir talihsizlik mi yoksa bir şans mı , bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”
Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan birkaç zaman geçtikten sonra at, bir gece ansızın dönmüş . Meğer çalınmamış da dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de vadideki 12 yaban atını da peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp yeniden ihtiyarın yanına gitmişler ve özür dilemişler. “Sen haklı çıktın biz sana ne talihsizsin dedik ama aslında ne şanslıymışsın sen bak şimdi 13 atın oldu. Adeta devlet kuşu kondu başına” demişler. İhtiyar adam yine gülümseyerek, “Karar vermek için yine acele ediyorsunuz. Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ancak bundan sonra neyin geleceğini kimse bilemez. Başıma gelen bu olay bir şans mı yoksa şanssızlık mı bunu zaman gösterecek.” Demiş demesine ama köylü bu ihtiyar adam hakkında daha da emin bir biçimde, “Bu herif sahiden deli yahu!” demiş ve evlerine dönmüşler.
Bir hafta geçmeden yaban atlarını ehlileştirmeye çalışan ihtiyar adamın bir tek oğlu attan düşmüş ve bacağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler yine gelmiş ihtiyara : “Bir kez daha haklı çıktın.” demişler. “bu atlar gelmeseydi oğlun da ehlileştirmeye çalışmayacaktı ve düşüp de bacağını kırmayacaktı. Oysa sana bakacak başka kimse de yok. Şimdi eskisinden daha fakir ve zavallı olacaksın. Ne talihsiz ne bahtsız bir adamsın sen. Tüh..” İhtiyar, “Siz sahiden erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz . Yine karar vermek için acele ediyorsunuz. Gerçek olan oğlumun bacağının kırıldığı, gerisi sizin kararınız. Ama acaba ne kadar doğru? Bunu zaman gösterecek” diye cevap vermiş.
Birkaç hafta sonra, düşman orduları ülkeye saldırmış ve kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler ihtiyarın bacağı kırık oğlu dışındaki tüm gençleri askere almışlar. Köyü büyük bir matem sarmış . Çünkü savaşın kazanılma ihtimali yokmuş. Giden gençlerin ya öleceği ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler yeniden ihtiyar adamın yanına gitmişler. “Yine haklı olduğunu kanıtladın. Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse senin yanındalar. Oysa bizimkiler, belki asla dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması talihsizlik değil de şansmış meğer.” “Yok yok siz gerçekten erken karar verme hastalığına yakalanmışsınız. Oysa ne olacağını kimse bilemez. Bilinen tek gerçek oğlumun askerde değil de yanımda olduğu ve bacağının kırık olduğu. Bundan ötesi sizin yorumunuz. Bütün bunların talih mi yoksa şanssızlık mı olduğunu yalnızca Allah bilir ve zaman gösterir.
Evet hikaye burada bitiyor. Sonrasında ne olduğunu bilmiyorum ama bildiğim başka şeyler var. Hayatta her zaman bazı olaylarla karşılaşırız ve o anda dünya üzerinde bu talihsiz olayın neden bizim başımıza geldiğini düşünür dururuz hatta bu yüzden ruh sağlığımızı bile bozabiliriz. Halbuki kitabın birkaç cümlesine bakıp kitap hakkında genel yorumlar yapmak ne kadar yanlışsa , hayatın küçük bir kesitinden yola çıkarak da hayatın bütünü hakkında karar vermek o kadar sakıncalıdır. Karar, aklın durması halidir. Bir konu hakkında karar verdiniz mi, akıl başka seçenekler üzerinde düşünmeyi durdurur. Şimdi bir düşünün bakalım kaç kez ömrünüzde, karşılaştığınız olayları erkenden şans ya da şanssızlık olarak değerlendirdiniz ve gerçeğin ne olduğu zamanla ortaya çıktı?
alıntıdır...
Hikaye çok güzel gerçekten. Demek ki ne yapacakmışız? "Erken karar verme hastalığından kurtulacakmışız". Yani olmayan bir şeyi varmış gibi görüp mutlu / mutsuz olmayacakmışız. AN'da kalıp, AN'da ne varsa onu yaşayacakmışız. 1 sn öncesini / sonrasını değil.
Bazen durum o kadar kötü görünür ki, bunun da nasıl faydası olsun ki der insan. Ne kadar kötü olursa olsun duruşumuz sağlam olmalı. Karşımızdaki sonsuz ve sınırsız güce güvenmeli ve inanmalıyız. Karşımızda bizi bizden daha çok düşünen ve seven bir güç olduğunu unutmamalıyız. Mucizeler biz hazırsak gerçekleşir. Hayatta her an mucizeler olmaktadır, neden bizim hayatımızda da olmasın?
Sevgili csk2011,
şimdi bu hikayeyi okumak beni gülümsetti ve şaşırttı neden dersen dün yanımdaki arkadaşa örnek vermek için bu hikayeyi anlatmıştım... aklımda kaldığı kadarıyla anlatmıştım ama bakıyorum eksik bir şey kalmamış...:) bu hikayeden çıkarmamız gereken dersi konuştuk...çok hoşuna gitti keşke bulsakta okusak dedi nereden bulacağız ki dedim 1 gün sürdü...bugün karşıma çıktı...teşekkürler...
:mshareketliifade360 şimdi burada merkezimde kalıp, hayatla birlikte akmayı seçiyorum, olana OLması için izin veriyorum ben AN'dayım :mshareketliifade360
Küfkedisi
13-05-2011, 13:08
Ben bu 2.ci şıkkı içime sindirmek için uğraşanlardanım.kurban psikolojisi ve evrenin işleyişine güvensizlik çok derin içimde.sanki ben kontrolü bırakırsam(sanki benim elimdeymiş gibi,bunu da biliyorum ama) olana teslim olursam,olacağa izin verirsem,seçimimi iyi yapmazsam kötü şeylerle karşılacaşacakmışım gibi korkuyorum.kendime hatırlatıp rahatlatmama rağmen bir türlü içselleşmedi :( gerçi eskiye göre daha iyiyim ama...yazı çok güzeldi teşekkürler...
Ben bu 2.ci şıkkı içime sindirmek için uğraşanlardanım.kurban psikolojisi ve evrenin işleyişine güvensizlik çok derin içimde.sanki ben kontrolü bırakırsam(sanki benim elimdeymiş gibi,bunu da biliyorum ama) olana teslim olursam,olacağa izin verirsem,seçimimi iyi yapmazsam kötü şeylerle karşılacaşacakmışım gibi korkuyorum.kendime hatırlatıp rahatlatmama rağmen bir türlü içselleşmedi :( gerçi eskiye göre daha iyiyim ama...yazı çok güzeldi teşekkürler...
o halde kendine birde şunu sormayı dene:)
düşündüğün gibi olduğunu varsayalım,kontrol sende ve sen bırakırsan olana teslim olursan olacağa izin verirsen ve seçimini iyi yapmazsan kötü şeylerle karşılaşacağına inanıyorsun..
peki bunları yapmadığında yani kontrol sende iken hayatında hep iyi şeyler mi oluyor?
herşey mükemmel mi?
herşey tamda olmasını istediğin gibi mi?
kendine bu soruları sor bakalım ne diyecek..özden sevgiler:)
Küfkedisi
13-05-2011, 15:01
o halde kendine birde şunu sormayı dene:)
düşündüğün gibi olduğunu varsayalım,kontrol sende ve sen bırakırsan olana teslim olursan olacağa izin verirsen ve seçimini iyi yapmazsan kötü şeylerle karşılaşacağına inanıyorsun..
peki bunları yapmadığında yani kontrol sende iken hayatında hep iyi şeyler mi oluyor?
herşey mükemmel mi?
herşey tamda olmasını istediğin gibi mi?
kendine bu soruları sor bakalım ne diyecek..özden sevgiler:)
Hülyacım çok teşekkür ederim yazın ve gösterdiğin yol için :) bu sorular iyi oldu kendime sormak için...sevgiler canım...
:çiçi3
birde kontrol sende sandığında ne değişiyor? düşündüğün durumla ilgili en kötü ne olabilir? Bu sorular da bana iyi geliyor
Küfkedisi
13-05-2011, 16:17
birde kontrol sende sandığında ne değişiyor? düşündüğün durumla ilgili en kötü ne olabilir? Bu sorular da bana iyi geliyor
İsobelcim teşekkür ederim...aslında düşündüğüm durum/ların,kontrol durumumun bile altında korkum var yine...belki de takıntı rahatsızlığımın bile altında bu var...defalarca aynı şeyi düşünmeye engel olamazsınız.sanki olana,olacağa engel olabilirmişsin yada ondan korunabilirmişsin gibi...örneğin :annem işten eve gelene kadar dua ederdim deli gibi,onu koruması başına birşey gelmemesi için.o günlerde tinerci olayları vardı ve ben çok korkuyordum...defalarca düşünmeye ,endişelerime engel de olamıyordum...gibi...düşündüğüm durum beni çok korkutuyor ve bunu sürekli evirip çevirdiğimde sanki kendimi garantiye alıyorum,koruyorum gibi...sayenizde ,ben yazdıkça altından neler çıkıyor ,farkındalığım artıyor...bir de kendimi artık sakinleştirip içselleştirebilsem o kadar mutlu olucam ki anlatamam.resmen zihnim,egom bana karşı düşman gibi,ben öğrendiklerimi uyguladıkça beni cezalandırır gibi karşıma dikiliyorlar.umarım konuyu dağıtmadım ben ya :(
hemen çalış ortaya çıkanların üzerinde, EFT, NLP ne varsa, gönder gitsinler:)
Küfkedisi
13-05-2011, 16:30
tamam :) nlp bilmiyorum ama eft,hopo,sedona,reiki allah ne verdiyse devam ediyim :D
çok endişeli yada çok korktuğum zamanlarda kendimi sakinleştirmek için şunu derim. ben endişelendiğimde herşey daha mı iyi olacak, ben korktuğumda herşey daha mı iyi olacak. ben korksam da korkmasam da, olacak olan oluyor.
çok endişeli yada çok korktuğum zamanlarda kendimi sakinleştirmek için şunu derim. ben endişelendiğimde herşey daha mı iyi olacak, ben korktuğumda herşey daha mı iyi olacak. ben korksam da korkmasam da, olacak olan oluyor.
bir de imzamı değiştirdim biraz sakinleştim sanki :fansu
Küfkedisi
13-05-2011, 17:00
valla kıslar sağolun bu yazdıklarınızı kendime sorunca bile şu an daha rahatlamış vaziyetteyim :) çok teşekkürler...zihnim stopladı sanki yaaaa :D ben bir de çok düşünüp iyice gözümde büyütüp enerjiyi çok yüklüyorum kafamdakilere...oohhh valla ferahladım kıssslar seviyorum sizi :mlkcik
korkularımı yarattığımı öğrendiğim gün daha da korkmuştum:)
eyvah şimdi ne olacak?madem korkularımı yaratıyorum o halde hiç korkmamam lazım dedikçe daha çok korkmaya ve endişelenmeye başlamıştım..
eskisinden de daha fazla korku ürettiğimi fark ettiğimde tabii yine korkudan olumlu cümleler ve düşünceler üretmeye çalıştım..
tabii olmadı..daha doğrusu olmadığına olan inancımdan dolayı olmadı..
sonra birgün bir yerde bir yazıyla karşılaştım..orada korku ürettiğinizde yada endişe duyduğunuzda aklınızı olumsuz düşünceler sardığında hemen İPTAL deyin..bunu yaptığınızda sihirli bir değnek değmişcesine o düşünce hayatınıza geçmeyecektir..canlanmayacaktır..yazıyordu..tabii daha uzun bir yazıydı bu ben özünü aktardım:)
o kadar inandım ve güvendim ki bu İPTAL sözüne o gün bu gündür bunu hep söylerim..ve olumsuz düşüncelerim denizin köpüğü gibi pufff yok olurlar..
bazen devam etseler bile etki etmeyeceklerini bilirim çünkü ben onlara İPTAAL çektim..bir dene istersen:)
Küfkedisi
13-05-2011, 23:13
Onu da deniyorum Hülyacım ama işte işin başındayım ben de:) senin gibi korkularımı yarattığımı öğrendikçe daha bi endişeli oldum :D ilk başta uyguladığım ve rahatlatan bi şey tekrar edince sanki bende otomatiğe bağlıyo etkisi azalıyor gibi bişey oluşuyor ya bu nasıl şey anlamadım.içimde "olmuyor işte olmuyor " diye tepinen bana nanik yapan bi çocuk var sanki...tekrar teşekkür ederim...sevgiler...
birde kontrol sende sandığında ne değişiyor? düşündüğün durumla ilgili en kötü ne olabilir? Bu sorular da bana iyi geliyor
Ben de en kötüsü ne olabilir sorusunu sorarım. Bir şeyin en kötüsünü kabul ettiğin zaman iyi (teslimiyet) iyi şeyle oluyor.
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2006-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.