PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şans nedir?


isobel
03-12-2010, 11:36
Herkes ünlü sihirbaz
Harry Houdini'nin adını duymuştur… Yanına hiçbir gereç almadan,
yalnızca giysileriyle girdiği herhangi bir hapishaneden bir
saatten önce kurtulacağını iddia eder ve bununla övünürdü…
İngiliz Adalar'ındaki küçük bir kasaba Houdini'yi davet etti…
Houdini kasabanın yeni hapishanesine geldiğinde,
hapishanedeki bir hücreye yerleştirildi... Heyecan doruktaydı…
Kapılar kapandığında hiç kimse onun o hücreden
çıkabileceğine inanmıyordu… Houdini'nin kemerinde yirmibeş
santimlik bir çelik parçası vardı ve bütün kilitleri onunla açardı…
Otuzuncu dakikanın sonunda, yüzündeki kendine
güven ifadesi yok olmuştu…
Bir saat dolduğunda artık ter dökmeye başlamıştı...
İkinci saatin sonunda kapının üzerine yığıldı ve kapı o anda
kendiliğinden açıldı... Kapıyı kilitlememişlerdi...
Kapı yalnızca Houdini'nin kafasında kilitliydi…
Biraz itse açılacaktı kapı, ama kapının kilitli olduğunu
düşündüğü için bunu denemedi bile…
Şans kapıları da aynen böyledir… Kilitli olduklarını düşünüp,
açmayı denemeyiz bile...Fakat bazen yapmanız
gereken tek şey, şöyle hafifçe
dokunuvermektir kapıya…


Şans Nedir? Gerçekten Var Mıdır?

Profesör Richard, Wiseman Universitesi, Hertfordshire

Neden bazı insanlar inanılmaz derecede Şanslıyken, diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip olamaz? Bir psikolog, yanıtı bulduğunu söylüyor.

"10 yıl önce, şansı araştırmaya başladım. Neden bazı insanların hep doğru zamanda doğru yerde olduğunu, diğerlerinin ise sürekli olarak şanssızlıklarla boğuştuğunu merak ediyordum. Ulusal gazetelere ilan vererek kendilerini her zaman şanslı yada şanssız hisseden insanların benimle temasa geçmelerini rica ettim. Yüzlerce sıra dişi erkek ve kadın, araştırmam için gönüllü oldu. Yıllar boyunca, onlarla söyleşiler yaptım; yaşamlarını gözlemledim ve deneylere katılmalarını sağladım.

Sonuçlar gösteriyor ki insanlar, neden şanslı ya da şanssız olduklarını tam olarak bilemeseler de düşünceleri ve davranışları, bu durumu büyük ölçüde açıklıyor.

Bir şans ya da bir fırsat gibi görünen durumları düşünelim. Şanslı insanların bu tür fırsatlarla sürekli karşılaşmalarına karşılık, şanssız insanlar bunlarla hiç karşılaşmazlar. Bu durumun, insanların söz konusu fırsatları fark etme yetenekleri arasındaki farklılıklardan mı kaynaklandığını bulmak için basit bir deney yaptim. Hem şanslı, hem de şanssız insanlara bir gazete verdim ve onlardan gazeteyi iyice inceleyip içinde ne kadar fotoğraf olduğunu bana söylemelerini istedim. Gazetenin ortalarında bir yere, üzerinde şu not yazılı olan büyük bir mesaj yerleştirdim: "Deney görevlisine bunu gördüğünüzü söyleyin; 250 dolar kazanın." Bu mesaj, sayfanın yarısını kaplıyordu ve yüksekliği 5 cm'nin üzerinde olan bir fontla yazılmıştı. Herkesin yüzünü sabit bakışlarla süzüyordum.Şanssız insanlar, bunu fark edemezlerken, şanslı insanlar hemen fark ettiler. Şanssız insanlar, genel olarak şanslı insanlardan daha gergindirler. Bu endişeli ruh hali, beklenmeyeni fark etme yeteneklerine ZARAR verir. Sonuç olarak, fırsatları kaçırırlar; çünkü baska bir şeyi aramaya aşırı odaklanmışlardır.

Partilere, mükemmel eşlerini bulma düşüncesiyle giderler; bu yüzden de iyi arkadaşlar edinme fırsatlarını kaçırırlar. Belli iş ilanlarını bulmaya kararlı bir biçimde gazeteleri incelerler ve diğer iş olanaklarını kaçırırlar. Şanslı insanlar, daha rahat ve açıktırlar. Dolayısıyla, yalnızca aradıklarını değil, orada ne olduğunu da görürler.

Araştırmam, sonuç olarak şunu gösterdi: şanslı insanlar, dört ilke sayesinde şanslarını yaratırlar.

* Şans fırsatlarını yaratma ve fark etme konusunda beceriklidirler;
* Sezgilerini dinleyerek şanslı kararlar verebilirler;
* Olumlu beklentiler sayesinde doğru çıkan tahminlerde bulunurlar
* ve şanssızlığı şansa dönüştüren esnek bir yaklaşım benimserler.

Çalışmanın sonuna doğru, bu ilkelerin, şansı yaratmada kullanılıp kullanılamayacağını merak ettim. Bir grup gönüllüden, bir ay boyunca, şanslı bir insan gibi düşünüp davranmaya yardımcı olacak egzersizler yapmasını istedim. Çarpıcı Sonuçlar. Bu egzersizler, şans fırsatlarını fark etmeleri, sezgilerini dinlemeleri, şanslı olmayı ummaları ve şanssızlığa karşı daha esnek olmalarında onlara yardımcı oldu.

Gönüllüler, bir ay sonra döndü ve neler olduğunu anlattılar. Sonuçlar, çarpıcıydı: Bu insanlarin %80'i, artık daha mutluydu; yaşamında daha çok tatmin oluyordu ve belki de en önemlisi, daha şanslıydı. Sonuç olarak, asla akla gelmeyecek "şans faktörü"nü bulmuştum. Aşağıda, Profesör Wiseman'ın şanslı olmak için önerdiği dört temel ipucu bulunuyor:

* İçsel sezgilerinizi dinleyin; normalde doğru çıkarlar.
* Yeni deneyimlere ve normal rutininizi bozmaya açık olun.
* Her gün birkaç dakikanızı iyi giden şeyleri hatırlayarak geçirin. Önemli bir toplantı ya da telefon görüşmesi öncesinde kendinizi şanslı olarak hayal edin.
* Şans, çoğu zaman, doğru çıkan bir tahmindir."

ALINTIDIR

jaunty
03-12-2010, 15:13
Bana göre Şans, çekim yasasına en güzel örnektir.
Çünki şanslı olduğuna inanırsan şanslı olursun.

mad
01-04-2011, 21:52
Profesör Wiseman'ın şanslı olmak için önerdiği egzersizleride bulabilseydik tam güzel olurmuş :)