Aprilrose
22-09-2010, 11:24
Birinden değişmesini istemek[Only Registered Users Can See Links] olanı kontrol etmeye çalışmak[Only Registered Users Can See Links] beklenti içindeki egomuzun oyunlarından biridir.
[Only Registered Users Can See Links]
Sevgilinin sabah uyanınca size kahvaltı hazırlamasını[Only Registered Users Can See Links] akşam işten çıkınca ilk iş koşarak eve gelip sana sarılmasını[Only Registered Users Can See Links] sürpriz tatil planları yapmasını bekliyormuşsun....
Mutlu olmayı bunlar olana kadar bir süre için ertelemiş[Only Registered Users Can See Links] bunların olmasını hayal ediyormuşsun.....
Durakta saatine sabırsızca bakıp[Only Registered Users Can See Links] mutluluk anların dolu olacağı otobüsün gelmesini bekliyormuşsun.....
Duydum haberini[Only Registered Users Can See Links] koşarak geldim hemen “Yapma –etme. İşin aslı bu değil. Gelecek olan niyetler otobüsün seni mutluluklar ülkesine bu şekilde götüremez[Only Registered Users Can See Links] ancak bir sonraki durağa taşır.” diyecektim ki; yüzünde kocaman bir gülümseme binmişsin.
Kendinle buluşmayı gene ertelemişsin.........
Bugün sizlerle egonun oyunlarında biri olan “beklenti” hakkında konuşalım[Only Registered Users Can See Links] ilişkimizi nasıl beklentiler üzerine kurduğumuza bakalım istiyorum[Only Registered Users Can See Links] ne dersiniz?
Önce size bakalım; diyelim ki siz ilişki içinde olduğunuz kadının bakımlı olmasından hoşlanıyorsunuz. Yolda her gördüğünüz yüksek topuklu[Only Registered Users Can See Links] makyajlı[Only Registered Users Can See Links] boyalı saçlı[Only Registered Users Can See Links] dekoltesi eksik olmayan kadınları beğeniyorsunuz.
Oysaki evdeki eşiniz her zaman böyle değil. Kimi zaman iş[Only Registered Users Can See Links] ev ve çocuk arasında koşuşturmaktan sizi dağınık saçları[Only Registered Users Can See Links] üzeri yemek kokmuş kıyafetleri ile karşılıyor. İşten çıkıp akşam dışarıda buluşabildiğiniz ender baş başa yemeklerinize gelirken de doğal olarak seksi kıyafetlerini giymeye vakti olmuyor.
Ya da siz eşinizin saçlarını omuzlarında beğeniyorsunuz[Only Registered Users Can See Links] oysa ki o size sormadan her ay gidip saçlarını kısacık kestiriyor. Evde eşit sorumluluk almasını[Only Registered Users Can See Links] buzdolabının eksiklerini sizden önce fark edip elleri dolu eve gelmesini umut ediyorsunuz.
Çocukları alıp baş başa programlar yapıp[Only Registered Users Can See Links] size kendinizle kalabileceğiniz saatler yaratmasını diliyorsunuz. Kapınızı açmasını[Only Registered Users Can See Links] sizinle gözleri gözlerinizde uzun sohbetler yapmasını bekliyorsunuz.
İlişki içinde ister kadın olalım[Only Registered Users Can See Links] ister erkek; sürekli bir talep[Only Registered Users Can See Links] sürekli bir beklenti içindeyizdir.
Bu taleplerimizi bir şekilde üstü kapalı da olsa karşı tarafa iletiriz. Önce fısıldar[Only Registered Users Can See Links] sonra alt yazı geçer[Only Registered Users Can See Links] hatta işi abartıp megafon elimizde gerekirse bağırırız.
Bunlar olmadan ilişkimizde mutlu olamayacağımıza inanırız. Bu sebeple beklentilerimizi talep etmeye devam ederiz.
Birinin bize uymasını beklemek yerine onu olduğu gibi kabul edebilir misiniz?
Birinden değişmesini istemek[Only Registered Users Can See Links] olanı kontrol etmeye çalışmak[Only Registered Users Can See Links] beklenti içindeki egomuzun oyunlarından biridir.
Bu şekilde mutluluğumuzun sorumluluğunu başka birinin ellerine vermiş oluruz.
Onun yapabildikleri ya da yapamadıklarına bakarak mutlu olup olmamaya karar vermek[Only Registered Users Can See Links] bizim kendi gücümüzü inkar etmemizden başka bir şey değildir...
Olanı olduğu gibi kabul etmek[Only Registered Users Can See Links] anda kalıp mutlu olmak aslında yapmamız gerekendir.
Ama egomuz bize hep o an için sahip olmadıklarımızı gösterir. İlgimiz mükemmel resmi görmek yerine çerçevemizin kenarındaki çatlağa odaklanır. Biz de bu ufak detaylarda kaybolur[Only Registered Users Can See Links] mutluluğumuzu sürekli erteleriz.
Kabulleniş hayattaki en büyük erdemlerden biridir.
Beklenti yaratmadan olanı olduğu gibi kabul etmek ve kendimizi akışa bırakmak birey olarak yapmamız gerekendir.
Teslimiyet bizim yükselmemiz için sahip olmamız gereken erdemlerden biridir.
Özümüze yani aşka, sevince ve her daim mutlu olmaya bir adım daha yaklaşmak için beklentileri bırakıp[Only Registered Users Can See Links] anda kalmalı ve yaşamın bize sunduklarını sevgiyle kabul etmeliyiz.
Hayatınızı duraklarda beklemek yerine akışta hareket halinde ve kendi sorumluluklarınızın farkında olarak geçirmenizi dilerim[Only Registered Users Can See Links]
Sevgiyle yazdım[Only Registered Users Can See Links]
Saba Deniz
Yaşam Koçu
[Only Registered Users Can See Links]
Sevgilinin sabah uyanınca size kahvaltı hazırlamasını[Only Registered Users Can See Links] akşam işten çıkınca ilk iş koşarak eve gelip sana sarılmasını[Only Registered Users Can See Links] sürpriz tatil planları yapmasını bekliyormuşsun....
Mutlu olmayı bunlar olana kadar bir süre için ertelemiş[Only Registered Users Can See Links] bunların olmasını hayal ediyormuşsun.....
Durakta saatine sabırsızca bakıp[Only Registered Users Can See Links] mutluluk anların dolu olacağı otobüsün gelmesini bekliyormuşsun.....
Duydum haberini[Only Registered Users Can See Links] koşarak geldim hemen “Yapma –etme. İşin aslı bu değil. Gelecek olan niyetler otobüsün seni mutluluklar ülkesine bu şekilde götüremez[Only Registered Users Can See Links] ancak bir sonraki durağa taşır.” diyecektim ki; yüzünde kocaman bir gülümseme binmişsin.
Kendinle buluşmayı gene ertelemişsin.........
Bugün sizlerle egonun oyunlarında biri olan “beklenti” hakkında konuşalım[Only Registered Users Can See Links] ilişkimizi nasıl beklentiler üzerine kurduğumuza bakalım istiyorum[Only Registered Users Can See Links] ne dersiniz?
Önce size bakalım; diyelim ki siz ilişki içinde olduğunuz kadının bakımlı olmasından hoşlanıyorsunuz. Yolda her gördüğünüz yüksek topuklu[Only Registered Users Can See Links] makyajlı[Only Registered Users Can See Links] boyalı saçlı[Only Registered Users Can See Links] dekoltesi eksik olmayan kadınları beğeniyorsunuz.
Oysaki evdeki eşiniz her zaman böyle değil. Kimi zaman iş[Only Registered Users Can See Links] ev ve çocuk arasında koşuşturmaktan sizi dağınık saçları[Only Registered Users Can See Links] üzeri yemek kokmuş kıyafetleri ile karşılıyor. İşten çıkıp akşam dışarıda buluşabildiğiniz ender baş başa yemeklerinize gelirken de doğal olarak seksi kıyafetlerini giymeye vakti olmuyor.
Ya da siz eşinizin saçlarını omuzlarında beğeniyorsunuz[Only Registered Users Can See Links] oysa ki o size sormadan her ay gidip saçlarını kısacık kestiriyor. Evde eşit sorumluluk almasını[Only Registered Users Can See Links] buzdolabının eksiklerini sizden önce fark edip elleri dolu eve gelmesini umut ediyorsunuz.
Çocukları alıp baş başa programlar yapıp[Only Registered Users Can See Links] size kendinizle kalabileceğiniz saatler yaratmasını diliyorsunuz. Kapınızı açmasını[Only Registered Users Can See Links] sizinle gözleri gözlerinizde uzun sohbetler yapmasını bekliyorsunuz.
İlişki içinde ister kadın olalım[Only Registered Users Can See Links] ister erkek; sürekli bir talep[Only Registered Users Can See Links] sürekli bir beklenti içindeyizdir.
Bu taleplerimizi bir şekilde üstü kapalı da olsa karşı tarafa iletiriz. Önce fısıldar[Only Registered Users Can See Links] sonra alt yazı geçer[Only Registered Users Can See Links] hatta işi abartıp megafon elimizde gerekirse bağırırız.
Bunlar olmadan ilişkimizde mutlu olamayacağımıza inanırız. Bu sebeple beklentilerimizi talep etmeye devam ederiz.
Birinin bize uymasını beklemek yerine onu olduğu gibi kabul edebilir misiniz?
Birinden değişmesini istemek[Only Registered Users Can See Links] olanı kontrol etmeye çalışmak[Only Registered Users Can See Links] beklenti içindeki egomuzun oyunlarından biridir.
Bu şekilde mutluluğumuzun sorumluluğunu başka birinin ellerine vermiş oluruz.
Onun yapabildikleri ya da yapamadıklarına bakarak mutlu olup olmamaya karar vermek[Only Registered Users Can See Links] bizim kendi gücümüzü inkar etmemizden başka bir şey değildir...
Olanı olduğu gibi kabul etmek[Only Registered Users Can See Links] anda kalıp mutlu olmak aslında yapmamız gerekendir.
Ama egomuz bize hep o an için sahip olmadıklarımızı gösterir. İlgimiz mükemmel resmi görmek yerine çerçevemizin kenarındaki çatlağa odaklanır. Biz de bu ufak detaylarda kaybolur[Only Registered Users Can See Links] mutluluğumuzu sürekli erteleriz.
Kabulleniş hayattaki en büyük erdemlerden biridir.
Beklenti yaratmadan olanı olduğu gibi kabul etmek ve kendimizi akışa bırakmak birey olarak yapmamız gerekendir.
Teslimiyet bizim yükselmemiz için sahip olmamız gereken erdemlerden biridir.
Özümüze yani aşka, sevince ve her daim mutlu olmaya bir adım daha yaklaşmak için beklentileri bırakıp[Only Registered Users Can See Links] anda kalmalı ve yaşamın bize sunduklarını sevgiyle kabul etmeliyiz.
Hayatınızı duraklarda beklemek yerine akışta hareket halinde ve kendi sorumluluklarınızın farkında olarak geçirmenizi dilerim[Only Registered Users Can See Links]
Sevgiyle yazdım[Only Registered Users Can See Links]
Saba Deniz
Yaşam Koçu