PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Otistik Çocuklar


gunes
15-03-2009, 17:43
Otistik Çocuklar

Otistik çocuklar genel olarak 1/300 oranında görülmekle birlikte , belirtileri ve hastalığın gidişatı açısından her zaman için önemli bir çocukluk çağı hastalığıdır.
Çocukların normal gelişim süreci içerisinde toplumsal etkileşimi ,iletişimi ve sosyal becerileri gelişme gösterir. Çocuklar her yaş seviyesinde kendilerine göre belli bir ölçüde bireysel ve sosyal olarak ,iletişim ve etkileşim gösterirler. İletişim ve etkileşim sosyal hayatın ve bireyin çevre ile uyumunda gereklidir. Aynı zamanda çocuğun normal zeka ve psikomotor gelişimi içinde gerekli ve önemli bir unsurdur.

Otizmde çocukta iletişim ve etkileşim eksikliği ve tekrar eden davranışlar ile beraber çok sınırlanmış bir ilgi alanı görülür. Doğumdan sonra çocukta görülen göz takibi , göz kontağı ,gülümseme,etraftaki insanların farkında olma iletişimin ve etkileşimin göstergesidir. Bu özellikler her yaş seviyesine göre faklılık gösterir. Konuşmanın gelişmesi , göz kontağı , duygu alışverişi , etrafa karşı ilgi , özellikle insanlara ve kendi yaşıtlarına karşı olan sosyal ve duygusal ilgi çocuğun aile ve toplum içerisinde sağlıklı bir şekilde gelişmesi için gereklidir.
Otizmde belli bir şekliyle içe çekilme ,sınırlı davranışlar ve ilgiler içerisinde kalma söz konusudur. Çocuğun kendi kendini belli bir alana sınırlaması , kendi dünyasını kurması ve bu dünyanın ritüelleri(tekrarlayıcı törensel davranışları) ve kendine has davranışları ile hayatına devam etmek istemesi söz konusudur. İçe çekilme ile beraber insanlara olan ilgi azalmakta sosyal alanda gerekli olan iletişim ve etkileşim becerileri geri kalmakta , birey otistik çerçevede nesnelerin dünyasına kendisini hapsetmektedir . Bu durum onun normal gelişimini bozmaktadır.
Otistik bireyin kendine has belli özellikleri vardır .Bu belirtiler genelde ilk 30 ayda kendini gösterir. Belli bir süre ilk 30 ayda hiçbir şikayet olmayabilir veya çok az belirti olabilir . Az çok normal bir gelişme döneminden sonra sorunlar başlayabilir. Otistik bir çocukta olan belirtiler arasında , yaşına uygun konuşmanın gelişmemesi , tekrar eden hareketler , insanlara karşı ilgisizlik , göz kontağı kurmama , nesnelere karşı aşırı ilgi, dönen cisimlere ilgi , kendine özgü törensel davranışlar , eskiye karşı sıkı sıkıya bağlılık ile beraber yeniliğe karşı direnç , kendi etrafında dönme , sallanma , saatlerce belli bir hareketi tekrar edebilme , beslenme konusunda düzensizlik , ağrıya karşı dayanıklılık , etraftaki duygusal değişime ilgisizlik ,yaşıtlarına karşı ilgisizlik , ayak parmak ucunda yürüme , yandan bakış , taklit gerektiren oyunları oynamama , TV ve müziğe aşırı ilgi vb . belirtileri sayabiliriz. Otistik çocukta bunların hepsi olmayabilir ama yukarıdaki özelliklerin bir kısmı ile birlikte çocuğun gelişiminin normalden sapması dikkat çeker.
Otistik bozukluğun tedavisi gerekli eğitim ile gelişmemiş sosyal becerilerin kazandırılmasına ve eksik kalmış iletişim becerilerinin takviyesine yöneliktir. Eğer eşlik eden semptomlar varsa ona yönelik ilaç tedavisi yapılabilir. Çocukların prognozu , erken müdahale , eşlik eden merkezi sinir sistemi problemlerinin olup olmaması , verilen eğitime cevap, 4-5 yaşına kadar oluşan kelime sayısı ile belli olabilmektedir. Yüksek fonksiyonlu otistiklerde prognoz daha iyi olabilmektedir. Eşlik eden merkezi sinir sistemi problemlerine yönelik müdahalenin yapılması gerekir. Yurt dışında farklı tedavi yaklaşımlarından bazıları vitamin tedavisi , diet, sekretin tedavisi ,Naltrekson tedavisi vb tedavi yöntemleridir. Ancak bu tedavi yöntemleri ülkemizde yaygın olarak kullanılmamaktadır ve tedavi ediciliği konusunda kesin veriler bulunmamaktadır.
Otistik bozuklukta hiperaktivite , kendine zarar verici davranışlar , hırçınlık , eğitime uyumsuzluk , zeka sorunları gibi ek belirtiler olursa bunlara yönelik tedavi yaklaşımları uygulanmalıdır.
Temel tedavi özellikle anne baba tarafından ısrarla eğitimin devam ettirilmesi ile birlikte çocukların bireysel eğitim , konuşma eğitimi , grup terapisi , ince motor beceri yönünde eğitim almasıdır. Ülkemizde eğitim konusunda çok ileri düzeyde eğitim kurumları bulunmamakta bu çocuklar okul çağına geldiklerinde eğitim ile ilgili bazı sorunlar ile karşılaşmaktadırlar. Tedavide temel unsur eğitimin sürekliliğidir. Çocukların eğitime başlama yaşı önemlidir. Ne kadar erken müdahale edilirse o kadar iyi olmaktadır. Otistik belirtileri olan çocukların mümkün olan en kısa zamanda tedavi ekibi ile irtibat kurması ve tanı kesinleştikten sonra gerekli tedavi planının hemen işlemeye başlaması gerekir.
Son olarak şunu belirtmek gerekir doğumsal işitme ve görme kaybı ,reaktif bağlanma bozukluğu ,zeka gerilikleri , duygusal uyarılardan uzak kalmış çocuklarda otistik belirtiler görülmekle beraber, ayrıcı tanının bu hastalıklar göz önünde bulundurularak bir çocuk psikiyatristi tarafından yapılması gerekir.

Alıntı.

sibel80
27-05-2009, 11:11
benim otizimden kurtulduğunu umduğum oğlum var.doktor atlattığını söylüyor ama ben bazen buna inanamıyorum.bazende de olumlu yönde beni çok şaşırtıyor. eylülde ilkokula başlayacak.dualarınızı bekliyorum:73e4317106059nd:

hayalayaz
31-05-2009, 10:25
benim otizimden kurtulduğunu umduğum oğlum var.doktor atlattığını söylüyor ama ben bazen buna inanamıyorum.bazende de olumlu yönde beni çok şaşırtıyor. eylülde ilkokula başlayacak.dualarınızı bekliyorum:73e4317106059nd:

canım benim, allah tez saatte şifa versin diyorum ve sana benim otizim ile tanışmamı anlatıyorum.

reiki 2. dereceyi yeni almıştım, uzaktan şifaya ve bilinçaltına girilebileceğine, olumlu telkinlerle hayatın/hastalıkların semptomlarının/ve düşüncelerin değiştirilebileceğine ancak benim gibi çatlakların inanacağına dair kesin düşüncelerim vardı..
bir gün en az benim kadar çatlak bir arkadaşım telefon etti..hayal sakat bir çocuk için şifa istiyorlar benim çocuklarla ilgili problemimi biliyorsun, sen benden daha şefkatlisin üstlenirmisin dedi..çocuğun nesi olduğunu sordum "otistik" dedi.. anında kafamda 17 bilinmeyenli bir problem belirdi çünkü o zamana kadar böyle bir hastalık duymamıştım. neyse....

anneye benim telefon numaramı verdi. anne beni aradı randevulaştık ben ertesi günü evlerine gittim..
biz anneyle konuşurken ortalıkta bir çocuk koşturuyor, oynuyor, benim enerjimi çekiyor ama ben yatalak sakat bir çocukla karşılaşmayı beklediğim için, ona bakmıyorum bile..
anneye açık ve net bir şekilde, reikinin sizin çocuğunuza nasıl bir etki edeceğini bilmiyorum, çünkü otizim ile ilk defa karşılaştım. reiki bütünsel şifadır, eğer şifayı tamamlayacaksa, tamamlar, ama eğer çocuğunuzun bir doktora ihtiyacı varsa ona en faydalı olacak olan doktorla karşılaşırsınız dedim.
anne olur dedi siz reikiyi verin..ben " ama önce çocuğun bilinçaltı ile bağlantı kurup bu şifayı isteyip istemediğine bakacağım dedim..buyrun odasına gidelim dedi..gittik biraz önce koşturup oynayan çocuğu görünce şaşırdımsada bir şey söylemedim.. (çünkü çocuk sakat falan değildi)

çocuk odada sürekli hareket halinde bir şeyler yapıyordu, çocuğun bilinçaltı ile bağlantı kurdum " eğer bu şifayı kabul edeceksen aynaya git ve gözlerinin içine bak" diye telkin verdim(odada yerden tavana kadar büyük bir aynalı dolap vardı) çocuk gitti aynaya ellerini dayadı ve kendi gözlerinin içine baktı,

annesi neredeyse çığlık çığlığa bağıracaktı..sonra bir telkin daha verdim "şimdi benimle şifalanmak için işbirliği yapmaya söz veriyorsan gel ellerime "çak yap" çocuk geldi benim ellerime küçücük elleri ile vurdu, annesi bilinçaltı telkinlerimin içeriğini bilmediği halde çocuğu bu hareketleri ilk defa yaptığı için sevinçten ağlamaya başladı..çünkü daha öncede bana söylediği gibi çocuk göz teması yapmıyormuş, bende zaten bunu söylediği için göz temasında bulunması yönünde telkin vermiştim,

21 gün o çocuğa reiki verdim, bu 21 gün içinde çocukta, büyük gelişmeler oldu.. daha sonra birebir şifayı kestik ben uzaktan göndermeye devam ettim..

2 ay sonra eskişehir üniversitesinde görevli olan bir profla tanıştılar çocuk tedavisini sürdürdü, geçen yıla kadar anneyle telefonlaşıp gelişmeler hakkında bilgileniyordum fakat bir şekilde koptuk birbirimizden,
sen sitede yazınca ben anneyi tekrar aradım.. ancak ulaşamadım, sana tavsiyem acilen reiki 1 al, eğer kendini hazır hissedersen 21 gün sonrada reiki 2 yi öğren, çünkü bu durumların kesin çözümü bilinçaltında, sizin oralarda reiki öğretmeni olmadığını yazmışsın online seminer veren öğretmenler var..ancak bu seminerleri kamera aracılığı ile bire bir veren öğretmeni bul, çünkü bazıları eksik gedik bilgilerle bir iki sayfa döküman gönderiyor, ondan sonra uyumlama yapıyor, ve bunun adınada online seminer diyor.. ben senin çocuğunun yaşamdaki yerini tam ve bütün bir bilinçle kabul edeceğine inanıyorum..sevgiler.

not: bunu yazıp yazmamayı çok düşündüm, insanları yönlendirmeyi sevmem, kendileri neye hazırsa içsel kararları ile hareket etmelerinin daha doğru olduğunu düşünürüm, ama yazmam gerektiğine karar verdim.. ben online seminer veriyorum, kendi içine dön, reiki kanalı olmayı isteyip istemediğini, ve benim senin öğretmenin olup olmadımı sor, eğer olumlu cevap alırsan seninle msn den bir ön görüşme yapalım..eğer içsel olarak benimle bir bağlantın olmadığı hakkında cevap alısan başka bir öğretmen ara.. çocuğunun şifa kanalı sensin..bende sordum ve çocuğunun şifa kanalı sen olduğuna dair bir cevap aldım.

sibel80
31-05-2009, 13:35
ablacığım çok çok teşekkürler.benim için bir sürü uğraşmışsınız.mesajın uzunluğunu görünce bile duygulandım okumadan.söylediklerinizi düşüneceğim.çok teşekkürler.daha önce görüştüğünüz anneyle ilgili haberler alırsanız banada aktarırsanız çok sevinirim.sizin söylediklerinizi yapınca annenin çığlık çığlığa bağırmasını çok iyi anlıyorum.bende byük aşamalardan geçtim.aslında ben çok anneye göre şanslıyım.çocuğum büyük ölçüde kurtuldu.ama ben tamamen yaşıtlarının sergilediği davranışlara sahip olmasını istiyorum.tekrar teşekkürler.