Orijinalini görmek için tıklayınız : Zero Limit "Antik Hawai Ho`oponopono Öğretisi" - Joe Vitale
[Only Registered Users Can See Links]
Hayatınızdaki Bütün Sınırları Kaldırın. İlk Defa Okuyacağınız Ho`oponopono Yöntemiyle Hayatınızda %100 Değişim Yaratacaksınız
VAY CANINA! BU, VİTALE’NİN YAZDIĞI EN İYİ VE EN ÖNEMLİ KİTAP!
Cindy Cashman
Çok mu yorgunsunuz ve streslisiniz? Elinizden gelenin en iyisini yapıyorsunuz fakat kişisel tatmin ya da profesyonel başarıyı bulmak korkunç derecede zor mu geliyor?
Eğer çok çalışıyor ve karşılığını alamıyorsanız, belki de problem kendi içinizdeki bir şeydir? Belki de dışarıdan değil de içinizden gelen sınırlandırmalar sizi çoğu şeyden alıkoyuyordur. Zero Limit size bu içsel kaynaklı sınırlandırmaları ortadan kaldırmanın ve bunun yerine hayatınıza hayal ettiğinizden çok daha fazla başarı katmanın kanıtlanmış yöntemlerini sunmaktadır.
Joe Vitale`in kendi yaşantısını ele aldığımızda, o bir zamanlar sokakta yaşayan biriydi. Şimdi ise çok sayıda bestseller kitabın yazarı olan, internet ve pazarlama konusunda uzman olmuş bir milyonerdir. Peki bütün bu başarıyı getiren şey ne olmuştur? Bu, çok çalışıldığı için mi, yoksa Tanrı`nın bir lütfu olarak mı meydana gelmiştir. Yoksa her ikisi de mi? Yanıt sizi şaşırtabilir. Antik Hawai H`oponopono yöntemini bulana kadar çok sınırlı bir başarı elde edebilmiştir.
H`oponopono bizim yolumuza çıkan zihinsel engelleri ortadan kaldıran bir kişisel gelişim yöntemidir. Bu yöntem sayesinde zihnimizi engellerden özgür kılarız ve yaşamdan istediklerimizi elde etmek için yeni ve beklenmedik yollar buluruz. O, hem özel yaşantıda hem de iş hayatında yalnızca işe yaramakla kalmaz, aynı zamanda mucizeler yaratır. Vitale bu deneyimini tüm dünya ile paylaşmak için bu kitabı kaleme almıştır.
Dr. Ihaleakala Hew Len ile işbirliği yaparak zenginlik, sağlık, huzur ve mutluluğu nasıl elde edeceğinizi açıklamıştır. Yöntem sayesinde okuyucular başarıyı elde etme konusunda kendilerine engel olan sınırlamaları ortadan kaldırmayı öğreneceklerdir. Yöntem, bilinçsiz olarak yerleşmiş olan önyargıları, inanışları temizleyecektir. Yani başarı, sağlık ve mutluluk elde etmede artık LimitSizsiniz. Zihninizin kara tahtasını sildiğinizi ve önyargılı fikirler olmaksızın yeniden başladığınızı ve dolayısıyla sadece günlük olayların olduğu bir dünyada yaşadığınızı hayal edin. Her şeyin mümkün olduğunu hayal edin. Aslında dünyaya zihinsel kısıtlamalar olmaksızın bakarsanız her şey mümkündür. Bu kitap, yaşamınızı yeni bir fırsatlar ve başarılar evrenine -Sıfır Sınır`ın olduğu evrene- açan anahtardır
Mustaine
15-03-2009, 14:17
Kitabı çok merak ediyorum en yakın zamanda okuyacağım...The secret belgeselinden de tanıdığımız Joe Vitale'nin yazmış olduğu bu kitap hakkında ufak bir yazı paylaşak istiyorum...
Dünyanın En Alışılmadık Terapisti
Joe Vitale -
2 yıl önce, Hawaii'de, bir koğuş dolusu akıl hastası suçluyu onları hiç görmeden tedavi eden bir terapist olduğunu duymuştum. Terapist, hastaların dosyalarını incelemiş ve sonrasında kendisinin bu kişilerin hastalıklarını nasıl yarattığını görmek için kendi içine bakmış. Kendisi geliştikçe, hastalar da gelişme göstermiş.
Bu hikayeyi ilk duyduğumda bunun bir şehir efsanesi olduğunu düşünmüştüm. Biri, kendini iyileştirerek başkalarını nasıl iyileştirebilirdi ki? Bu kişi bilge bir kişi olsa bile akıl hastası suçluları nasıl iyileştirebilirdi?
Anlamamıştım. Mantıksızdı. Ve hikâyeyi unutup gittim.
Ta ki hikayeyi bir yol sonra yeniden duyana kadar. Terapistin ho'oponopono adında bir Hawaii iyileştirme yöntemi kullandığını duydum. Daha önce bu yöntemi duymamıştım. Hikayeyi yeniden unutup gitmek istemiyordum. Eğer hikaye tümüyle doğruysa, hakkında daha fazla şey öğrenmeliydim.
Şu ana kadar "sorumluluk" kelimesinin anlamını, yaptıklarımdan ve düşündüklerimden sorumlu olduğum şeklinde anlardım. Daha ötesinden değil. Ve çoğu insanın da böyle düşündüğünü sanıyorum. Biz yaptıklarımızdan sorumluyuz, başkalarının yaptıklarından değil. Birçok akıl hastasını iyileştiren Hawaiili terapist bana sorumluluğun ne demek olduğu konusunda yeni bir bakış açısı kazandırdı.
Adı Dr. Ihaleakala Hew Len. İlk telefon görüşmemiz yaklaşık bir saat sürdü. Ona hikayenin tamamını bana anlatıp anlatamayacağını sordum. Hawaii Eyalet Hastanesi'nde dört sene boyunca çalıştığını söyledi. Akıl hastası suçluların bulunduğu koğuş oldukça tehlikeliymiş. Terapistler bir ay içinde istifa ediyorlarmış. Hastane personeli sıkça hastalık izni alıyormuş ya da istifa ediyormuş. Hastalar tarafından saldırıya uğrama korkusundan dolayı, koğuşta sırtlarını duvara çevirerek yürüyorlarmış. Kısacası burası yaşamak, çalışmak ya da ziyaret etmek için hoş bir yer değilmiş.
Dr. Len bana hastaları hiç görmediğini anlattı. Ofisinde oturup hastaların dosyalarını incelemiş. Hastaların dosyalarına bakarken kendi üzerinde çalışmış. Ve kendi üzerinde çalıştıkça hastalar iyileşmeye başlamış.
"Birkaç ay sonra, daha önceden ellerli kelepçeli dolaşan hastalara serbestçe dolaşmaları için izin verilmeye başlandı," dedi bana. "Ağır ilaç tedavilerine maruz kalan hastalar ilaç tedavilerini bıraktılar. Serbest bırakılmaları konusunda hiç ihtimal olmayanlar serbest kaldı."
Şaşkınlık içindeydim.
"Sadece bu kadar değil," diye devam etti. "Ve personel işe gelmekten hoşlanmaya başladı. İşe gelmeme ve sıkça olan işten ayrılmalar bitti. Personel ihtiyaçtan daha fazla sayıda olmaya başladı, çünkü hastalar serbest bırakılıyordu. Personelin yapacak bir işi kalmamıştı. Bugün, bu koğuş kapalı."
Ve işte en önemli soru: "Bu insanların değişimine sebep olacak ne yaptın?"
"Onları yaratan kendi parçamı iyileştirdim sadece," dedi.
Anlamadım.
Dr. Len hayatından sorumlu olmanın, hayatındaki her şeyden sorumlu olmak olduğunu söyledi –aslında basit, çünkü her şey senin hayatında oluyor. Tam manasıyla, tüm dünya senin yaratımın.
Hmmm. Kolay sindirilebilir bir şey değil. Söylediklerinden ve yaptıklarından sorumlu olmakla, hayatındaki tüm insanların söylediklerinden ve yaptıklarından sorumlu olmak farklıdır. Gerçek şu ki, eğer hayatının sorumluluğunu alıyorsan hayatında gördüğün, işittiğin, tattığın, dokunduğun ya da herhangi bir şekilde deneyimlediğin her şey senin sorumluluğun altındadır. Çünkü hepsi senin hayatında olmaktadır.
Terör eylemleri, ülke yöneticileri, ülkenin mali durumu ve hoşuna gitmeyen diğer şeyler, hepsi şifalanmak üzere sana geliyor. Onlar aslında yoklar. Onlar sadece iç dünyanın birer yansıması. Sorun onlarda değil, sende. Onları değiştirmek istiyorsan, kendini değiştirmelisin.
Bunu kabul etmeyi ve hayata geçirmeyi bir kenara bırak, kavramak bile kolay değil; biliyorum. Suçlamak sorumluluk almaktan kolaydır. Fakat Dr. Len'le konuştukça onun kendisini nasıl iyileştirdiğini ve ho'opnopono yönteminin kendini sevmek anlamına geldiğini kavramaya başladım. Hayatının gelişmesini istiyorsan, onu iyileştirmelisin. Eğer birini iyileştirmek istiyorsan -akıl hastası bir suçlu bile olabilir bu- bunu ancak kendini iyileştirerek yapabilirsin.
Dr. Len'e kendisini nasıl iyileştirdiğini sordum. Hastaların dosyalarına bakarken ne yapmıştı?
"Sadece, tekrar ve tekrar 'özür dilerim' ve 'seni seviyorum' dedim," dedi.
Bu kadar mı?
Bu kadar.
Sonuç olarak, kendini sevmek kendini geliştirmenin en önemli yoludur ve kendini geliştirdikçe dünyan gelişir. Bu konu hakkında bir örnek vermeme izin verin: Bir gün biri bana beni üzen bir e-posta gönderdi. Eskiden olsa, bu konu üzerindeki çalışmamı, zayıf duygusal noktalarımı araştırarak ya da hoş olmayan bu e-postayı gönderen kişinin bunu neden yapmış olabileceğini bulmaya çalışarak yapardım. Bu sefer, Dr. Len'in yöntemini kullanmaya karar verdim. İçimden "Özür dilerim" ve "Seni seviyorum," dedim. Bu dediklerimi özellikle bir kişiye yönelik söylemedim. Sadece, dış koşulları yaratan içimdeki parçamı iyileştirmesi için, sevginin ruhunu yardıma çağırdım.
Bir saat sonra aynı kişiden bir e-posta daha aldım. Önceki e-posta için özür diliyordu. Bu özür için herhangi özel bir eylemde bulunmamıştım. Ona herhangi bir şey yazmamıştım. "Seni seviyorum" diyerek içimdeki, o kişiyi yaratan parçamı iyileştirmiştim.
Daha sonra Dr. Len tarafından düzenlenen bir ho'oponopono workshopuna katıldım. 70 yaşında, saygıdeğer yaşlıca bir şaman. Ve bir münzevi gibi. Çekim Yasası Sırrı adlı kitabımla ilgili güzel şeyler söyledi. Kendimi geliştirirsem, kitaplarımın titreşiminin artacağını ve okuyucuların bunu hissedeceklerini söyledi. Kısacası, kendimi geliştirirsem okuyucularım da gelişecekti.
"Şu anda piyasada, dış dünyada olan kitaplar hakkında ne dersin?" diye sordum.
"Onlar orada değiller,"dedi. Bilgeliği aklımı karıştırmıştı. "Onlar hala içinde."
Dış dünya diye bir şey yok.
Bu gelişkin tekniği hak ettiği derinlikte anlatabilmek için bir kitap yazmak gerekir ama kısaca şunu söyleyebiliriz. Hayatındaki herhangi bir şeyi değiştirmek istediğinde bakacağın tek bir yer var: kendi için.
"İçine baktığında, bunu sevgiyle yap."
hayalayaz
15-03-2009, 15:08
ben ho'oponopono'yu yaparken içime mutluluk dolar özür dilemek içimi rahatlatır, sevgimi beyan etmiş olamakta içime derin bir huzur verir..bence bu çalışma bildiğim her yöntemden daha kolay ve en az onlar kadar etkili.
Serenity
15-03-2009, 21:23
Herşeyin Sorumluluğunu Almak KEsinlikle Kolay Bir İş Değildir.. Bu Açıdan Ho'oponopono En Azından İnsana Bir Farkındalık Sağlıyor.. Sevginin Çözemeyeceği Hiçbirşeyin OLmadığını Anlayabiliyorsunuz.. En Azından Bu Zamana Kadar Birçok Problemimi ( Ve Diğer Kişilerin Problemlerini ) Çözebilme Başarısına Ulaştım.. Ama Daha O Kadar Çok Yolumuz Varki.. (Dünyadaki Bütün Negatifliklerin İçinde OLduğunu Bilmek.. Vay Be :D ) Bu Beni Biraz Korkutuyor Ama Sevginin GÜcünüde Bildiğim İçin Yılmıyorum Ve Devamlı Arınıyorum.. :) Umarım Sizlerde Yılmazsınız.. ;)
Sevgiyle KaLın..
joe nin çekim yasası ile ilgili kitabınıda beğenmiştim. taktiklerle anlatıyor. bu kitabını merak ettim. en yakın zamanda alacağım.
hayalayaz
15-03-2009, 21:35
sevgili Serenity hoşgeldin ablam hem kendinin hemde başklarının problerine çözüm getirmeyi başardığını duymak sevindirdi beni, tekrar görüştüğümüze sevindim. inşallah bizlerede yardımcı olursun. saygılı sevgiler
([Only Registered Users Can See Links])
Benim kullanabildiğim tek tekniktir.:p Sanırım daha içsel olduğu için, diğerlerinde başarılı olamadım.Ama harika bir teknik ve cidden işe yarıyor.
Serenity
16-03-2009, 17:41
sevgili Serenity hoşgeldin ablam hem kendinin hemde başklarının problerine çözüm getirmeyi başardığını duymak sevindirdi beni, tekrar görüştüğümüze sevindim. inşallah bizlerede yardımcı olursun. saygılı sevgiler
([Only Registered Users Can See Links])
Hoşbulduk :)
Çok Teşekkür Ederim Yorumunuz İçin.. :) Elimden Geldiğince Herkese Yardımcı OLmaya Çalışıyorum.. Tabiki Herşeyi Bir Anda İyileştiremiyoruz.. Bu da Zaten Egosal Bir Beklenti OLur.. Ama Herşeyin İyiye Gidiyor OLduğuna Emin OLmak Gerçekten Güzel.. Çünkü Arındıkça İlahi OLanın Gönderdiği Güzellikleri Hayatımıza Geçirebiliyoruz.. Bende Burada Olmaktan Ötürü Gerçekten Mutluyum..
Sevgiyle KaLın..
arkadaslar bu teknigi dogru anlamismiyim acaba size dun yasadigim olayi yazarak dogru olup olmadigini ögrenmek istiyorum
benim babam 79 yasinda annemde 70 yasinda, babam annemi bildim bileli ezer kucumser,elinden gelen eziyeti yapar...annem daha genc yaslarinda tahamul ediyordu ve kaderimdir deyip susup otururdu fakat,
artik annecigimde tahamul edemiyor ve bu yasinda babamdan bosanmak istiyor..cok bunalimda annecigim
gecen hafta bunlar yine kavga etmisler ve yengem kavga buyumesin diye annemi benim eve gonderdi ve annecigim 4 gun kafasini dinledi...neyse artik tekrar eve gitmek istedi ve goturdum..
2 gun sonra ziyarete gittim babam yine basladi annemi sikayet etmeye...bende tutamadim kendimi ve babacigim annemi cok eziyorsun boyle devam edersen annemi tekrar kendi evime gotururum dedim..ilk basta gotur dedi,, daha sonra bana cok kizdi, ve annemi savundugum icin bana ustu kapali beddua etti...tabi ben cok kotu oldum, ona kizdim ve basladim aglamaya..ona sitem ettim bana hic bir faydan olmadi bari beddua edip zarar verme bana dedim..cok duygulandim ona kirildim
ordan ciktim ve yolda hem agliyorum ve icimden Allahim seni cok seviyorum..ozur dilerim.. ben naaptimda babamla bunlari yasiyorum, Allahim lutfen beni affet, ve en son tesekkur ettim
bu teknigi bu sekilde dogru yapmis oluyormuyum?
kusura bakmayin cok uzun yazdim ama hala dun yasadigim olayin uzuntusunu yasiyorum..babamdan bana beddua edecegini hic beklemiyordum
Sevgilerimle
Serenity
29-03-2009, 17:21
Selam..
Bu OLayın OLmasına Sebep İçimde Ne Varsa Onun İçin Özür Diliyorum Şeklinde Başlarsanız Bence Bu Ho'oponopono OLur.. Bu Metodun Kilit Noktası OLayların %100 Sorumluluğunu Almak.. İçimizde O Kadar Çok Şey Varki.. Bunun Belki Taa 40 Yıl Öncesinden Bir Durumu VAr.. Onu Bilmek Zaten Mümkün Değil.. (Bilinçaltı Gerçekten Çok Geniş.. ) Bu Yüzden Yaratıcıdan Yardım İstiyoruz.. O Negatif Vibrasyonları BOşluğa Çevirip Ardından Sevgiyle DOldurması Bizim İçin Gerçekten Çok Önemli.. Şifalar Böyle Gerçekleşiyor İşte..
Sevgiyle KaLın..
hayalayaz
29-03-2009, 17:50
allahım ben ne yaptım deme ablam, bizler buraya gelişmek için geldik, hayatımızı en çok zorlayanlarda annemiz/ babamız/ kardeşlerimiz yani en yakınlarımız olabiliyor, aslında hayatımızda bu kadar zor bir görevleri olduğu için bizim onlara extra sevgi vermemiz lazım. bizim iyi olarak adlandırdığımız rolü üstlenenin işi kolay, kötü dediğimiz/ zor dediğimiz rolü üstlenen için daha zor, düşün o senin baban seni çok seviyor. ama öyle bir rol üstlenmişki senden sevgi görse bile/ ki görüyor kendi yaptıklarını bildiği için buna inanamıyor. aileni tanıyorum hepsi pırıl pırıl insanlar, bence annen biraz daha kendi haklarına sahip çıksın.
onlar eski adamlar, çocukluklarına bak kendileri sevgi görmemiş ki, hissettiklerine bir ad koyup ifade edebilsinler, sevgisini ifade eden adama onların zamanında kılıbık diyorlardı, canım benim babanın değişmesini istiyorsanız değişimi annen ilk önce kendisinden başlatması lazım,
evinden çıkacağına, onu sana göndersin, ben öyle yapardım, bizim evdede kavga eksik olmazdı, hadi git dediği zaman ben, ben nereye gidiyormuşum? neden ben aileme rezil oluyormuşum? sen parktada yatarsın, şimdi sen çıkıyorsun bu evden diyordum, getiriyordum paltosunu, birde, kaşlarımı çatıp hadeeee diyordum, parmak kadar kadının diklenmesine,
daha o anda güleceği geliyorduda, erkekliğe mok sürdürmemek için çıkıyordu evden, bir iki saat sonra dönüyordu kös kös, ondan sonra bir kaç saat küslük sürüyordu, ama bunu bir iki kere böyle yaptıktan sonra beni asla evi terkedecek kadar sinir etmedi, tabii evi terket lafıda kendiliğinden ortadan kalktı.
ev bark hikaye önemli olan kendimize sahip çıkmak. ben evlendiğimde çok dayaklar yedim, çocuktum birde bizde kadercilik vardı aynı annen gibi, bir gün yine dayak olacağı zaman, tamam dedim şimdi bana vur ama ondan sonra asla yanımda uyuma, çünkü, uyduğun anda kolunu... bacağını... artık neren denk gelirse sakat edicem seni köşeye oturtucam, boşamıcamda,, hayatının sonuna kadar senin bana layık gördüğün hayatı ben sana yaşatıcam, tabiiki böyle bir şey yapacak insan değilim, ama yaratıcı olmak bir şekilde bu durumların içinden çıkmak gerekir. kendimize.. insan olarak onurumuza sahip çıkmak gerekir, ve senin babanda dahil olmak üzere herkesin anlayacağı bir lisan vardır. benim eşimin lisanı buydu işin doğrusu bende daha iyi lisan üretecek yaşta ve bilgide değildim o zamanlar, annede eşinin lisanını bulur mutlaka.
annen çok açık yürekli bir insan, ho_ oponopono yu ona öğret, çekilsin bir odaya yapsın, baban ona gönderilen pozitif enerjiyi alır, ve zaman içinde herşey kendiliğinden hallolur, saygılı sevgiler.
Selam..
Bu OLayın OLmasına Sebep İçimde Ne Varsa Onun İçin Özür Diliyorum Şeklinde Başlarsanız Bence Bu Ho'oponopono OLur.. Bu Metodun Kilit Noktası OLayların %100 Sorumluluğunu Almak.. İçimizde O Kadar Çok Şey Varki.. Bunun Belki Taa 40 Yıl Öncesinden Bir Durumu VAr.. Onu Bilmek Zaten Mümkün Değil.. (Bilinçaltı Gerçekten Çok Geniş.. ) Bu Yüzden Yaratıcıdan Yardım İstiyoruz.. O Negatif Vibrasyonları BOşluğa Çevirip Ardından Sevgiyle DOldurması Bizim İçin Gerçekten Çok Önemli.. Şifalar Böyle Gerçekleşiyor İşte..
Sevgiyle KaLın..
Serenity sorumu cevapladigin icin cok tesekkur ederim, ben bundan boyle
yasadigim olaylarda once "bu olayin olmasina sebep icimde ne varsa onun icin ozur diliyorum, seni seviyorum,lutfen beni bagisla, tesekkur ederim"
ve tabiki olayin sorumlulugunu kabul etmem olacak
sevgiler
Canim hayal ablacigim cok tesekkur ederim, evet haklisin cumlemi bundan sonra degistiricegim sevgili serenity arkadasimizin yazdigi gibi basliycabim
aslinda dogru cumle kurmakta gucluk cekiyorum.. ben 30 yildir avrupada yasiyorum, ve turkceyi daha yeni yeni dogru ogreniyorum..biraz zamanimi alsada mutlaka dogru turkceyi ogrenecegim
annemle cok konusuyorum hayal ablacigim, burda ogrendiklerimi ona anlatiyorum.. tamam kizim diyor..bildiginden sasmiyor...ama mutlaka senin tavsiyen uzerine ona bu yontemi ogretecegim...
iyiki varsiniz sizleri seviyorum:mx
hayalayaz
29-03-2009, 18:18
soğukkanlı ol ablam mutlaka çıkar yol vardır, ben boşandım, ama inan bana eğer şu anda bu bilgilerle evli olsaydım çok şey başka olurdu,( tabii benim gelişme yolumda öğrendiklerimi tatbik ederken, adam delirip beni öldüredebilirdi, kiii can ya sen onu ya o seni öldürüdü diyor. tüm bunlar olmazsa mutlaka iyi bir evlilik yapılanırdı, ayyy adam kurtuldu aslında, bizim jenerasyon mutlu olmayı bilmiyor, bilsede o yolda yürümeyi ayıp sayıyordu, )
Dr. Len’e kendisini iyileştirmekle ilgili ne yaptığını sordum. O hastaların dosyalarına baktığı zamani tam olarak yaptığı neydi?
“Üzgünüm, ve tekrar tekrar “seni seviyorum” diyorum”, dedi
**
Senin gibi biri bana geldiği zaman, İlahi Olan’a, “Lütfen, ……….’da bu acıya neden olan benim içimdeki devam etmekte olan şey neyse, onu nasıl çıkarıp atacağımı bana anlat”. Ve acınız gidene kadar veya siz durmamı isteyene kadar bana verilen bilgiyi uyguluyorum.
**
Herhangi bir problemi çözmek istiyorsanız, kendiniz üzerinde çalışın. Eğer başka biriyle probleminiz varsa, kendinize şöyle sorun, “Bu kişinin canımı sıkmasına neden olan içimdeki şey nedir?”. İnsanlar yaşamınıza sadece sizin canınızı sıkmak için çıkagelirler! Eğer bunu biliyorsanız, herhangi bir durumu kaldırabilirsiniz ve orada salıverebilirsiniz. Basittir: “Olan şeyler için üzgünüm. Lütfen beni bağışla.”
-- Benim ve o kişi için probleme neden olan içimdeki hatalı düşünceler için üzgünüm; lütfen beni bağışla”
**
Herkesin düşüncelerinden toksik enerjileri iptal etmek için uygulayabileceği bir düşünce temizleme aleti; Zihinsel olarak düşünün;
“Işığın Düğmesini benim ve ailemin, akrabalarımın, yakınlarımın ve atalarımın düşüncelerine açıyorum”…
Bu aletin kullanılabileceği zamanların sayısının sınırı yoktur. Alet, Zihninizi bölen, kendinizin, ailenizin, akrabalarınızın ve atalarınızın toksik düşüncelerini temizlemek içim Sevgiye bir ricadır.
“Üzgünüm. Problem olarak tezahür eden içimde süregiden her ne ise lütfen beni bunun için bağışla.” Sevgi bunu siler ve düzeltir.
İşte size kendinizi fark ettiğiniz herhangi bir şeyden iyileştirmede kanıtlanmış iki ho’oponopono uygulaması. Başkasında gördüğünüz her şeyin içinizde de olduğunu unutmayın, dolayısıyla bütün iyileştirme olayı kendinizi iyileştirmektir. Bu yöntemi sizden başka kimse uygulayamaz.
“İlahi Yaratıcı, tek olan baba, anne, oğul … Eğer yaradılışımızın başlangıcından şu ana kadar, ben, ailem, yakınlarım ve atalarım sana, ailene, yakınlarına karşı düşüncelerde, sözlerde, eylemlerde ve hareketlerde suç işlediysek/kırdıysak, bağışlamanı diliyoruz … Bunun temizlenmesine, arınmasına, salıverilmesine, tüm negatif anıların, blokların, enerjilerin ve titreşimlerin kesilmesine, silinmesine izin ver ve bu istenmeyen enerjileri saf ışığa dönüştür …. Ve oldu”
Bu rica (dua) ho'oponopono olarak adlandırılır ve her dinde rastlanabilir, çünkü “her inançta, suç işlediklerimiz için bağışlama istediğimiz bir bölüm vardır… Ancak bunun ötesine gideriz … aile, yakınlar ve atalar… bazı problemler, muhtemelen başka bir yüzyılda birisinin başını baltayla kesen bir büyükbabadan kaynaklanır. Atmayı istediğimiz şey “saf ışığa” dönüştürülür, çünkü aksi taktirde attığımız çöple “atmosferi kirletirdik”. Ancak saf ışık olarak, kirliliğe neden olmaz.”
“Ve oldu” dendiğinde, dönüşüm gerçekleşir, ve “bilgisayar depolanan çöpü otomatik olarak siler…
***
İkinci olarak, Dr. Hew Len’in iyileştirme şekli öncelikle “Özür dilerim” ve “Lütfen beni affet” demektir. Bunu bir şeyin – ne olduğunu bilmediğiniz bir şey – beden/zihin sisteminize girmiş olduğunu kabul etmek için söylersiniz. Oraya nasıl girdiği hakkında hiçbir fikriniz yoktur. Bilmek zorunda değilsiniz. Eğer fazla kilolu iseniz, sizi bu hale getiren progama yakalanmışsınızdır sadece. “Özür dilerim” derken, Tanrı’ya içinizden size getirmiş olduğu şey için af dilediğinizi söylüyorsunuz. Tanrı’dan sizi affetmesini istemiyorsunuz; Tanrı’dan sizin kendinizi affetmeniz için size yardım etmesini istiyorsunuz.
Bundan sonra, “Teşekkür ederim” ve “seni seviyorum” dersiniz. “Teşekkür ederim dediğiniz zaman, minnettarlığınızı ifade etmiş oluyorsunuz. Sorunun onunla ilgili olan her şeyin mutlak iyiliği için çözüleceği inancınızı gösteriyorsunuz. “Seni seviyorum” tıkanık enerjinin akmasını sağlar. Sizi Tanrı’ya bağlar. Sıfır konumu saf sevgi ve sıfır limiti olduğu için, sevginizi ifade ederek o konuma gelmeye başlıyorsunuz.
Bundan sonra olacaklar Tanrı’ya kalmıştır. Bir şekilde harekete geçmeniz konusunda içinize bir esinlenme doğabilir. Bu her neyse, onu yapın. Yapacağınız hareketten emin değilseniz, aynı iyileştirme metodunu kafa karışıklığınız için uygulayın. Net olduğunuzda, ne yapmanız gerektiğini bileceksiniz.
Bu, güncelleştirilmiş ho'oponopono iyileştirme yöntemlerinin basitleştirilmiş bir versiyonudur.
Zero Limit; Joe Vitale – Dr. Ihaleakala Hew Len
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
[Only Registered Users Can See Links]
kitabı aldım. okumaya başladım. teknik çok kolay inşallah umduğum sonuçları alırım.
seni seviyorum
özürdilerim
lütfen beni affet
teşekkür ederim.
söylerken bile rahatlıyorum.
Serenity
09-04-2009, 18:10
Selam..
Bence Bu Teknikteki En Önemli Nokta Karşınızdaki Şeyin İçinizdekinin Yansıması OLduğunu Farketmektir.. Bu Farkıdalığı Arttırmak İçin Şöyle Yapabilirsiniz.. Mesela Bir Kişinin Kişisel Özelliklerinden Rahatsızsınız.. ( Mesela Çok Kaba.. ) O Kişiyi Kendi Görüntünüzü Yansıtan Bir Ayna Gibi İmajine Edebilirsiniz.. Yani Karşınızdaki O Uyuz Kişi Yalnızca Sizi Yansıtan Bir Ayna.. Dışarısı Diye Birşey Yok.. Herşey İçinizde.. Bunu Bilmek Gerçekten Çok Önemli.. Tıpkı Dr. Hew Len'in Dediği Gibi.. " HUZUR BENİMLE BAŞLAR.. "
Sevgiyle KaLın..
Selam..
Bence Bu Teknikteki En Önemli Nokta Karşınızdaki Şeyin İçinizdekinin Yansıması OLduğunu Farketmektir.. Bu Farkıdalığı Arttırmak İçin Şöyle Yapabilirsiniz.. Mesela Bir Kişinin Kişisel Özelliklerinden Rahatsızsınız.. ( Mesela Çok Kaba.. ) O Kişiyi Kendi Görüntünüzü Yansıtan Bir Ayna Gibi İmajine Edebilirsiniz.. Yani Karşınızdaki O Uyuz Kişi Yalnızca Sizi Yansıtan Bir Ayna.. Dışarısı Diye Birşey Yok.. Herşey İçinizde.. Bunu Bilmek Gerçekten Çok Önemli.. Tıpkı Dr. Hew Len'in Dediği Gibi.. " HUZUR BENİMLE BAŞLAR.. "
Sevgiyle KaLın..
Slm Serenity ornegın karsımızdakı adam cok kaba.Bıze o sekılde davranır ve benı yanısıtıyor.Tamam bunu aldım elıme.Pekı o zaman ıcımden yansıyan bu kabalık bana nerden gelıyor ? Nezaman deneyımledım Kımden ogrendım yada yaparken ne hıssettım ? Kaba davranmak bana ne kazandırdı cıkarım neydı Aılemde ve yakın cevremde kaba dedıgım kım vardı ? Bu sorular benım aklımdan hıc cıkmıyor.Buna sebep olan her ne varsa en derındekı yanı ee ben onu bılmeden rahat edemıyorum.Bulamazsam dedıgın gıbı yapmak mı lazım Ozur dılerım affet benı ve dıger cumlelerı.Cokmu sorguluyorum acabaaa .Bulmamız dahamı faydalı yoksa kafam karısıyor
hayalayaz
09-04-2009, 19:01
Slm Serenity ornegın karsımızdakı adam cok kaba.Bıze o sekılde davranır ve benı yanısıtıyor.Tamam bunu aldım elıme.Pekı o zaman ıcımden yansıyan bu kabalık bana nerden gelıyor ? Nezaman deneyımledım Kımden ogrendım yada yaparken ne hıssettım ? Kaba davranmak bana ne kazandırdı cıkarım neydı Aılemde ve yakın cevremde kaba dedıgım kım vardı ? Bu sorular benım aklımdan hıc cıkmıyor.Buna sebep olan her ne varsa en derındekı yanı ee ben onu bılmeden rahat edemıyorum.Bulamazsam dedıgın gıbı yapmak mı lazım Ozur dılerım affet benı ve dıger cumlelerı.Cokmu sorguluyorum acabaaa .Bulmamız dahamı faydalı yoksa kafam karısıyor
hepimizin içinde insana dair beğendiğimiz ve beğenmediğimiz tüm özellikler var.
ben çok fakir bir ailede yetiştiğim için ekmek çalmışımdır, senin ailenin durumu çok iyi olduğu için ekmek çalmak zorunda kalmamışsındır, ama aç kalsan mutlaka çalarsın, senin hayatın benimkinden daha iyi olduğu için bu senin hırsızlık potansiyelin olmadığını göstermiyor, sadece mecbur kalmadığın için yapmadığın bir şey.
bir gün bir danışanım geldi, konuşuyoruz, sorum senin içinde hainlik yapabilecek bir yönün varmı?
aa olurmu hayal abla ben çok merhametliyimdir. asla insanlara kıyamam dedi, sesimi çıkarmadım, muhabbet devam etti, bir müddet sonra kızkardeşini anlatıyor, ve ona kızarak yeğeninin koluna yapıştırdığı sıcak ütüden bahsetti tabii sonradan çekitiği vicdan azabınıda..bence onun sonradan çektiği vicdan azabı, yaptığının ismini değiştirmiyor. ufacık bir çocuktan intikam alan kişi hainlik yapmıştır. bu sözü onu yargılamak adına söylemiyorum, sadece onun yaptığı hareketin benim lugatımdaki ismi bu.
yaptığımız hareketlere hangi ismi koyduğumuz çok önemli, benim annem dobra dobra konuşan bir kadın olmakla övünür, bana göre ise insanlık tarihin görüp görebileceği en kaba insandır. ben kibar insanımdır, amaaa sen beni birde sabrım gerçekten taştığı zaman gör, içimde varlığıı bilmediğim bir yığın özellik birden ortaya çıkıyor.
kendime daha objektif baktığımda ise bu benmiydim diyorum.
çevremizdeki insanlar, bizi yetiştirenler, okuduğumuz okullar, vs. şu an ki bizi oluşturuyor, yani dışa yansıyan varlığımızı.
ama hepimizin içinde, her türlü özellik mevcut.
bu yüzden ikide bir size tavsiye ediyorum. IŞIĞI ARAYANLARIN KARANLIK YANINI okuyun diye şu anda sorduğunuz bir çok şeye yanıt alacağınızdan eminim.
karşımıza çıkan insanlar herbirimizin içinde var olan bir yönümüzün dışa vurmuş hali, bu yüzden onlarla kolay özdeşleşebilir ve onları kabul edip, onlara sevgimizi verebiliriz, bu çalışma birbirimizin aynası olduğumuzdan yola çıkarak yapılan bir çalışma. ve çok iyi sonuçları bu yüzden alıyoruz entelektüel zihnimiz ne kadar inkar ederse etsin içsel yönümüz bunun doğru olduğunu biliyor ve kolayca uyum sağlıyor.
saygılı sevgiler.
kitabı alıp okuyalı 2 gün oldu daha bitirmedim sürekli kendini arıyan ve işin aslı nerde nasıl bulacagını bilemeyen biriyim bu kitapta kafamı karıştıran ve ama bu ışıgı arayanların karanlık yanının bir ayrı versiyonu degil mi yanılıyor muyum acaba diye düşünürken hayal ablamın verdiği mesaj dikkatimi çekti teşekkür ederim ablacığım yanlız benim bir sorunum daha var ışığı arayanların karanlık yanını alalı nerdeyse 5 ay oldu sadece 3 alıştırmasını yaptım karanlık yanımı ilk gördüğümde ne kadar zavallı diye düşündüm bana neden bana yardım etmiyorsun herkese ediyorsun diye suçladı ona elimi uzatıp 3. alıştırmaya başladığımda yani yüksek benliğimle onu tanıştırıp sarılmalarını istediğimde karanlık yanım bana sarıldı ama yüzünde pis bir sırıtma vardı kandırmış gibi beni o andan sonra cesaret edip bir daha kitaba devam edemedim lütfen bana yardım edin fikir verin nerden nasıl başlıyacagım bilmiyorum fikirlerinize ihtiyacım var:-(
hayalayaz
17-06-2009, 21:53
içsel çalışmalarda bu tür imgeler geliyorsa sonuç tekradan geçiyor. elleme o pis pis sırıtsın, sen ona sarılmaya devam et..entellektüel zihnini devreye sokmuşsun kanımca..sevgiler :73e4317106059nd:
blondberry
31-07-2009, 13:50
Gerçekten etkili bir uygulama arkadaşlar denemenizi tavsiye ederim. Belli bir süre sonra rüyalarınıza da etkili oluor veya ben de o şekilde yansıdı. Ben bazen gece balkona çıkıorum kimse olmadığı zamanlar... rüzgar eserken gecenin sesleriyle yapıorum ve çok rahatlıorum. Uyumadan önce de sihirli 4 cümleyi tekrar ederek uykuya dalıorum.
Bende aldım okuyorum halen ama devamlı ıcımden soyluyorum.Cok basıt oldugu ıcın yapmak kolay geldı sanıırımm..Ama devamlı arınmak gerekıcekmı yoksa o olay en derınınden cozulup hayatımızdan ccıkıp duzelecekmı anlamıs degılımm..Ornegın ısle ılgılı bır sıkıntımız var o sorun cozuldu ama bır daha aynı tarz bırsey yaasamayacagız oylemı yoksa sadece o anlık cozum mu ?Emın olamıyorum
Gerçekten etkili bir uygulama arkadaşlar denemenizi tavsiye ederim. Belli bir süre sonra rüyalarınıza da etkili oluor veya ben de o şekilde yansıdı. Ben bazen gece balkona çıkıorum kimse olmadığı zamanlar... rüzgar eserken gecenin sesleriyle yapıorum ve çok rahatlıorum. Uyumadan önce de sihirli 4 cümleyi tekrar ederek uykuya dalıorum.
ben de geçen gece denemiştim. gece bir uyandım . önce bir erkek adı soyadı söyledim. böyle biri var mı bilmiyorum :catsonra da seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet dedim sayıklar gibi. sonra farkettim ne dediğimi.
blondberry
31-07-2009, 20:05
Bende aldım okuyorum halen ama devamlı ıcımden soyluyorum.Cok basıt oldugu ıcın yapmak kolay geldı sanıırımm..Ama devamlı arınmak gerekıcekmı yoksa o olay en derınınden cozulup hayatımızdan ccıkıp duzelecekmı anlamıs degılımm..Ornegın ısle ılgılı bır sıkıntımız var o sorun cozuldu ama bır daha aynı tarz bırsey yaasamayacagız oylemı yoksa sadece o anlık cozum mu ?Emın olamıyorum
Canım bu yöntemin amacı karşılaştığın hatalarda sorumluluğu alman örneğin;
"Bu duruma neden olan içimde ve yaşantımda her ne varsa lütfen bunun için beni affet. seni seviyorum. Özür dilerim teşekkür ederim. "diyebilirsin.
Anlık çözüm olup olmadığı senin elinde. Çünkü hayatına gelen şeler senin seçimin. Yani işindeki prob. çözülmüştür ama içten içe eğer bir daha yaşar mıyım diye tereddüt edersen problemi kendine çekersin. içinde bir nebze bile şüphe duyarsan olmaz. Hani yaptığımız sipariş olayı gibi düşün. sen iş yerinde prob yaşamamayı ısmarladın. Artık onu düşünme bırak siparişin yerine gelsin:cool
blondberry
31-07-2009, 20:06
ben de geçen gece denemiştim. gece bir uyandım . önce bir erkek adı soyadı söyledim. böyle biri var mı bilmiyorum :catsonra da seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet dedim sayıklar gibi. sonra farkettim ne dediğimi.
Uzman değilim tabi ki bu konularda ama belki de bilinçaltını temizliosundur:)
her ne olay olursa sadece diyeceğimiz bu bu olayın olmasına sebep olan içimde ne varsa onun için özür dilerim lütfen beni affet teşekkür ederim seni seviyorum mu dememiz gerekiyor????
hayalayaz
16-08-2010, 16:52
her ne olay olursa sadece diyeceğimiz bu bu olayın olmasına sebep olan içimde ne varsa onun için özür dilerim lütfen beni affet teşekkür ederim seni seviyorum mu dememiz gerekiyor????
evet ablam, bunu bir müddet söyledikten sonra, sadece özür dilerim lütfen beni affet teşekkür ederim seni seviyorum desek bile yetiyor
huuponopono eft ile birlikte kullanıldığında çok etkili olduğunu okudum bir yerde ikisini birlikte uygulayan varmı nasıl yapılıyor her vuruşta bu dört cümle tekrarmı ediliyor merak ettim
sitede bu konu ile ilgili bir bölüm var. [Only Registered Users Can See Links]
aynen söylediğin gibi yapılıyor noktalara vurulurken sadece bu 4 cümle söyleniyor. ancak ben olsam standart bir tur eft uygulaması ardından bir tur eft noktalarına vururken hopo cümleleri söylemeyi tercih ederdim.
[Only Registered Users Can See Links]
gizdüşüm
09-08-2011, 12:36
Geçen hafta tesadüfen siparişini verdim, bi yerden sedona kitabı alacaktım bunun kitabı olduğunu bilmiyordum, baktım sedona kitabının altında "bu kitabı alanların birlikte aldığı klitap" kısmında zero limit vardı, bakayım bir şuna dedim, ho'oponopono çok karmaşık geliyordu zaten sağdan soldan makalelerini okumuştum basit ama yinede karmaşıktı. Anlamadığım bişyi de derinden çalışamıyordum haliyle. Ama kitabı görünce dürtüsel oldu ve aldım. Hatta sedona gelmedi o hala tedarik sürecinde görünüyor, zero limit dün elime ulaştı. Dün yaklaşık ilk 100 sayfasını okudum. Gerçekten de yolculuğa çıkarıyor güzel bir macera hala okumak istiyorum şimdi ama iş yerindeyim, kitap derin kafa karıştırıcı odağım bozulcak bi yandan çalışırken. Neyse psikolojik veya enerjisel (enerjisel olduğuna inandım) Daha açıp okumaya başladığım ilk andan itibaren mucizeler içinde buldum kendimi :) Neyse okumaya devam, çalışmaya da ufaktan başladım, gelişmeleri ve öğrenimleri paylaşırım
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2006-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.