hülyaa
05-02-2010, 01:05
[Only Registered Users Can See Links] pg
Evrende yaratılmış en "ÖNEMLİ ve ÖZEL" canlı türüyüz. ([Only Registered Users Can See Links])
Ona buna bakmayın. Bizler evrende yaratılmış en "ÖNEMLİ ve ÖZEL" canlı türüyüz.
Çoğunlukla gerçek kim...liklerimizi saklayan sosyal maskeler takıyoruz. Dünyanın olmamızı istediğini sandığımız kişi halindeyiz. İnsanların söylememizi istediği şeyleri söylüyor, giymemizi istedikleri kıyafeti giyiyor ve yapmamızı istedikleri şeyleri yapıyoruz. Başkaları gibi yaşıyoruz… İçinden ağlamak geliyorsa ağlamayı….Mutlu isek şarkı söylemeyi erteliyoruz ve bu zamanları yaşamak yerine bir zamanları yaşıyoruz. Bazen kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki açılanı geç fark ediyoruz ya da hiç görmüyoruz.
Yaşadığımız bu zamanda bizler,iyi ve güzel olan her şeyin ve herkesin önünde ya da arkasında olmak yerine yanında olmayı becerebildiğimiz oranda toplumsal sinerji ile mutlu ve başarılı olacağımızı düşünüyorum.
Her birimiz yaşamda çok önemli ve özel iken birbirimizi pozisyonlarımıza ve kendi penceremizden algıladıklarımıza göre değerlendirip düşüncelerine ve davranışlarına sınırlar çizdik ve aynı yada farklı olmak çelişkisi içinde mutlu olmasını istedik. Hep başkalarının arzularını gerçekleştirirken başkaları da bizim arzularımızı gerçekleştirdiğinde birbirimizi tamamladığımızı düşünüp mutlu olacağımıza hep kendimiz olmak bencilliğini yaşarken mutlu olmayı istedik.
Oysa bizler aynı kültürün birbirini tamamlayan önemli ve özel unsurlarıyız. Her zaman birbirimize uyumdan bahsederiz ama herkesin bize uymasını bekleriz. Aslında buna uymaktan ziyade uydurmak desek daha doğru olur. Kendimizi bir yaşam yolculuğunun sürekli gelişen yolcuları olarak görmek yerine gelişimini tamamlamış bir ergen olarak gördüğümüz sürece birbirimizden beklentilerimiz nedeniyle olsa gerek sık sık suçlarız. Oysa her suçlama bizlerin beklentilerinin ifadesi olduğu gibi karşı tarafında yetersizliğinin ifadesi iken o veya biz nasıl mutlu olacağız ?
Bir EN ……… OLMAK yarışına sokarlar bizi.
En iyi olmak…En güzel…En başarılı…En zengin…En akıllı…En……
Hep bir "EN" olmaya çalışarak geçer zaman. En iyi ben olayım derken bir başkasının geçilmesine...Bir başkasının ezilmesine...
Bir başkasının üzülmesine dayanmasa zaferlerimiz...
Derken... Bir gün, birilerini geçmenin peşinde koşarken bir şey olmayı UNUTTUĞUNU fark edersin.
Belki de en önemli şeyi unutursun: "KENDİNİ".
Başkası olmaya çalıştıkça kendinden uzaklaşırsın.
Başkası olmak yerine kendin olmalısın.
Tabi sadece kendin için yaşamak bencilliğine de düşmeden.
Tecrübelerinizden faydalanın ancak unutmayın: "Sizden bir tane daha yok! SİZ GERÇEKTEN ÖNEMLİ VE ÖZELSİNİZ!"
Evrende yaratılmış en "ÖNEMLİ ve ÖZEL" canlı türüyüz. ([Only Registered Users Can See Links])
Ona buna bakmayın. Bizler evrende yaratılmış en "ÖNEMLİ ve ÖZEL" canlı türüyüz.
Çoğunlukla gerçek kim...liklerimizi saklayan sosyal maskeler takıyoruz. Dünyanın olmamızı istediğini sandığımız kişi halindeyiz. İnsanların söylememizi istediği şeyleri söylüyor, giymemizi istedikleri kıyafeti giyiyor ve yapmamızı istedikleri şeyleri yapıyoruz. Başkaları gibi yaşıyoruz… İçinden ağlamak geliyorsa ağlamayı….Mutlu isek şarkı söylemeyi erteliyoruz ve bu zamanları yaşamak yerine bir zamanları yaşıyoruz. Bazen kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki açılanı geç fark ediyoruz ya da hiç görmüyoruz.
Yaşadığımız bu zamanda bizler,iyi ve güzel olan her şeyin ve herkesin önünde ya da arkasında olmak yerine yanında olmayı becerebildiğimiz oranda toplumsal sinerji ile mutlu ve başarılı olacağımızı düşünüyorum.
Her birimiz yaşamda çok önemli ve özel iken birbirimizi pozisyonlarımıza ve kendi penceremizden algıladıklarımıza göre değerlendirip düşüncelerine ve davranışlarına sınırlar çizdik ve aynı yada farklı olmak çelişkisi içinde mutlu olmasını istedik. Hep başkalarının arzularını gerçekleştirirken başkaları da bizim arzularımızı gerçekleştirdiğinde birbirimizi tamamladığımızı düşünüp mutlu olacağımıza hep kendimiz olmak bencilliğini yaşarken mutlu olmayı istedik.
Oysa bizler aynı kültürün birbirini tamamlayan önemli ve özel unsurlarıyız. Her zaman birbirimize uyumdan bahsederiz ama herkesin bize uymasını bekleriz. Aslında buna uymaktan ziyade uydurmak desek daha doğru olur. Kendimizi bir yaşam yolculuğunun sürekli gelişen yolcuları olarak görmek yerine gelişimini tamamlamış bir ergen olarak gördüğümüz sürece birbirimizden beklentilerimiz nedeniyle olsa gerek sık sık suçlarız. Oysa her suçlama bizlerin beklentilerinin ifadesi olduğu gibi karşı tarafında yetersizliğinin ifadesi iken o veya biz nasıl mutlu olacağız ?
Bir EN ……… OLMAK yarışına sokarlar bizi.
En iyi olmak…En güzel…En başarılı…En zengin…En akıllı…En……
Hep bir "EN" olmaya çalışarak geçer zaman. En iyi ben olayım derken bir başkasının geçilmesine...Bir başkasının ezilmesine...
Bir başkasının üzülmesine dayanmasa zaferlerimiz...
Derken... Bir gün, birilerini geçmenin peşinde koşarken bir şey olmayı UNUTTUĞUNU fark edersin.
Belki de en önemli şeyi unutursun: "KENDİNİ".
Başkası olmaya çalıştıkça kendinden uzaklaşırsın.
Başkası olmak yerine kendin olmalısın.
Tabi sadece kendin için yaşamak bencilliğine de düşmeden.
Tecrübelerinizden faydalanın ancak unutmayın: "Sizden bir tane daha yok! SİZ GERÇEKTEN ÖNEMLİ VE ÖZELSİNİZ!"