ESS
13-03-2009, 00:18
Akupunktur de belli hastalıklarda etkili ve değerli bir tedavi yöntemidir.Ancak akupunktür ve hipnozun etki mekanizmaları birbirinden çok farklıdır. Akupunktürün refleksonojenik yönden ve bazı nörotransmitterler (serotonin, asetilkolin, endorfinler, enkafalinler vb.)'ın salınmalarını değiştirerek etkili olduğu bugün ispatlanmıştır. Hatta akupunktürle tedavi sırasında telkinin (bir nevi hipnozun) araya girip girmediği dahi tartışılmıştır. Bunun için bir morfin antagonisti (etkileri yokedici) olan naloxon kullanılmıştır.Akupunktürün iç morfin (endojen morfin=endorfin)leri artırarak ağrı hissini ortadan kaldırdığı bilindiğinden, akupunktür anestezisi yapılan hastaya naloxon enjeksiyonu,ağrı hissinin yeniden doğmasına yol açarken, hipnozla anesteziye edilen kişilere yapılan naloxon hipnozun sağladığı anesteziyi etkilememiş olması ile bu görüş daha da desteklenmiştir. Ayrıca hipnozda vücuda herhangi bir cisim batırılmadığı gibi, herhangi bir elektrik akımı vb.gibi şeyler verilmemektedir.Yani akupunktür tedavisi için, akupunktür yapılacak kişinin akupunktür ekipmanlarının (alet-edevat) bulunduğu bir yere gitmesi gerekir.Hipnoz da ise, yer ve zaman söz konusu değildir.Hipnoz ve hipnoterapi her zaman ve her yerde gerçekleştirilebilir.Hipnoterapi seansları sırasında öğretilen otohipnoz (kendi kendine hipnoz) ile hastalar tedavilerine kendileri evlerinde devam etmektedirler.Hastalar uzak mesafelerde olsalar bile telefon aracılığı ile hipnoterapinin yapılabilir olması; akupunktür de dahil olmak üzere başka hiçbir tedavi yönteminde bulunmayan, hipnoterapinin en çarpıcı üstünlüğüdür