PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : çekım yasasını uygulamadakı sırlar !


Aprilrose
10-12-2009, 17:41
ÇEKIM YASASINI UYGULAMADAKI SIRLAR !

Ne istediğinize karar verin. Bunu elde edebileceğinize inanın. Bunu hakettiğinize ve sizin için olanaklı olduğuna inanın. Sonra, her gün birkaç dakikalığına gözlerinizi kapatın ve elde etmek istediğiniz şeye eriştiğinizi zihninizde canlandırın. Bu duygudan çıkın ve şu an şükretmekte olduğunuz şeylere odaklanın ve ciddi ciddi bunun keyfini yaşayın. Daha sonra, gerisini Evren'e bırakın ve O'nun dileğinizi gerçekleştirmenin bir yolunu bulacağına güvenerek günlük işlerinize dalın.

Şu an düşündükleriniz, gelecekte yaşayacaklarınızı doğuruyor. Yaşamınızı düşüncelerinizle siz yaratıyorsunuz. Sürekli düşündügünüz için, sürekli aratıyorsunuz. En çok düşündüğünüz ya daen çok odaklandığınız şey, yaşamınız olarak karşınıza çıkıyor. Ulaşmak istediğiniz şeyi düşünüp o frekansı gönderdiğinizde, istediğiniz o şeye ait enerjinin o frekansta titreşmesini sağlayarak, onu "Size" getiriyorsunuz!

İstediğiniz bir şeye odaklandığınızda, o şeyin atomlarındaki titreşimleri değiştirerek, "Size" doğru titreşmelerini sağlıyorsunuz. Evren'in en etkili yayın merkezi sayılmanızın nedeni, size enerjinizi düşünceleriniz aracılığıyla odaklama ve odaklandığınız şeye ait, titreşimlerini değiştirme gücü verilmiş olmasıdır; çünkü bu titreşimler o enerjiyi manyetik olarak size çekecektir. Ulaşmak istediğiniz güzellikleri düşünüp hissettiğinizde, o an kendinizi derhal o frekansa geçirmiş olursunuz; bu da o güzel şeylere ait enerjinin tümünün size doğru titreşmesini sağlar ve istekleriniz hayata geçer. Çekim yasası, benzer benzeri çeker der. Hepimiz birer mıknatısız ve elektrik yükleyerek oluşturduğumuz mıknatıs etkisiyle, istediğimiz her şeyi kendimize çeker, kendimizi onlara doğru çekeriz, insanlar kendi manyetik enerjilerini kendileri yönetirler, çünkü, frekansı yaratan unsurlar duygu ve düşüncelerdir ve kendileri dışında hiç kimse onların yerine düşünüp hissedemez.

Size "Sır"a dair bir sır vermek istiyorum; sizi yaşamak istediklerinize götürecek kısayol, şu an mutlu OLMANIZ ve mutluluğu HİSSETMENİZDİR! Parayı ve istediğiniz her şeyi hayatınıza çekmenizin en kestirme yolu budur. Bu neşe ve mutluluk duygularınadair ışınları Evren'e yaymaya odaklanın. Bunu yaptığınız zaman, size neşe ve mutluluk getirecek her şeyi kendinize çekeceksiniz vebu sadece para konusundaki bereketle sınırlı kalmayarak, ulaşmak istediğiniz her şeyi kapsayacak. İstediklerinizi size getirecek sinyalleri yaymalısınız. Yayacağınız mutluluk ışınları, yaşam deneyimleriniz olarak size geri dönecek. Çekim yasası, en içteki duygu ve düşüncelerinizi size yaşamınız olarak geri yansıtır.

Sizden başka hiç kimse size kendinizi iyi ya da kötü hissettiğinizi söyleyemez; çünkü, bunu yalnızca siz bilebilirsiniz. Duygularınızdan emin olmadığınızda; "Şu an ne hissediyorum?" diye kendi kendinize sorun. Gün içinde zaman zaman durup kendinize bu soruyu sorabilir, böylece duygularınıza dair daha fazla farkmdalık kazanabilirsiniz.

Bilmeniz gereken en önemli şey, iyi şeyler düşünürken insanın kendisini kötü hissetmesinin imkansız olduğu. Bunun aksi, duygularınızın nedeninin düşünceleriniz olduğunu belirten yasaya aykırı düşer. Kendinizi kötü hissediyorsanız, aklınızdan size kendinizi kötü hissettiren düşünceler geçiriyorsunuz demektir.

Düşünceleriniz frekansınızı belirlerken, duygularınız da size o an hangi frekansta olduğunuzu bildirir. Kendinizi kötü hissettiğiniz zaman, daha fazla kötü şeyi kendinize çekme frekansında olursunuz. Çekim yasası buna cevap vererek size daha fazla olumsuz görüntü ile kendinizi kötü hissettirecek şey göndermek zorundadır.

Moraliniz bozuk olduğunda, kendinizi daha iyi hissetmek ve düşüncelerinizi değiştirmek için çaba sarf etmediğiniz taktirde, verdiğiniz mesaj : "Bana kendimi kötü hissetmem için daha fazla sıkıntı ver. Sıkıntıları bana getir!" olur.

İnsanların istediklerini elde edememelerinin tek sebebi, olmasını istedikleri şeyler yerine, olmasını istemedikleri şeyler üzerine düşünüyor olmalarıdır. Düşüncelerinizi dinleyin; söylediğiniz sözlere kulak verin. Bu yasa kesindir ve hiçbir yanılma payı yoktur.

İnsanoğlunun bugüne kadar gördüğü en büyük belalardan dahakötü bir salgın asırlardır ortalığı kasıp kavuruyor. Bu salgın hastalığın adı "istemiyorum" salgını. İnsanlar "istemedikleri" şeyleri baskın olarak düşünüp, konuşup, davranışlarına yansıtıp. onlara odaklandıkça bu salgının ayakta kalmasına sebep oluyorlar.

Tarihi değiştirecek olan nesil ise biziz; çünkü bizi bu salgından kurtaracak bilgiyi elde etmekteyiz! Bu sizlerle başlayacak. Sizler sadece ne istediğinizi düşünüp, bundan bahsederek bu yeni düşünce akımının öncüleri olacaksınız.

Gelin size Evren'in en kuvvetli yayın merkezi sayılmanızın nedenlerini açıklayayım. Basitçe söylemek gerekirse, her enerji belli birbfrekansla titreşir. Siz de bir enerji olduğunuza göre, siz de belli bir frekansta titreşim yayıyorsunuz; bu frekansı belirleyen ise, herhangi bir zaman diliminde düşündükleriniz ve hissettiklerinizdir.

Ulaşmak istedikleriniz de birer enerji olduğuna göre onların da yaydıkları titreşimler var. Gördüğünüz gibi, enerji her şeyin hammaddesini oluşturuyor. Size "vay be" dedirtecek unsur şimdi geliyor: Ulaşmak istediğiniz şeyi düşünüp o frekansı gönderdiğinizde, istediğiniz o şeye ait enerjinin o frekansta titreşmesini sağlayarak, onu "Size" getiriyorsunuz! İstediğiniz bir şeye odaklandığınızda, o şeyin atomlarındaki titreşimleri değiştirerek, "Size" doğru titreşmelerini sağlıyorsunuz.

Evren'in en etkili yayın merkezi sayılmanızın nedeni, size enerjinizi düşünceleriniz aracılığıyla odaklama ve odaklandığınız şeye ait, titreşimlerini değiştirme gücü verilmiş olmasıdır; çünkü bu titreşimler o enerjiyi manyetik olarak size çekecektir.

Ulaşmak istediğiniz güzellikleri düşünüp hissettiğinizde, o an kendiniziderhal o frekansa geçirmiş olursunuz; bu da o güzel şeylereait enerjinin tümünün size doğru titreşmesini sağlar ve istekleriniz hayata geçer. Çekim yasası, benzer benzeri çeker der. Hepimizbirer mıknatısız ve elektrik yükleyerek oluşturduğumuz mıknatıs etkisiyle, istediğimiz her şeyi kendimize çeker, kendimizi onlaradoğru çekeriz, insanlar kendi manyetik enerjilerini kendileri yönetirler, çünkü, frekansı yaratan unsurlar duygu ve düşüncelerdir ve kendileri dışında hiç kimse onların yerine düşünüp hissedemez.

Mükemmel kiloya ulaşacağınıza inanmalı ve zaten o kiloda olduğunuzu düşünmelisiniz. Bunu imgeleyip, öyleymiş gibi davranmalı, inanıyormuş gibi yapmalısınız. Kendinizi bu mükemmel kiloya dair dileğinizi gerçekleştirirken görmelisiniz. Sizin için mükemmel olduğunu düşündüğünüz bu kiloyu bir kağıda yazarak, tartınızın üzerine yapıştırmalı, ya da hiç tartılmamalısınız. Düşünceleriniz, sözleriniz ve davranışlarınız, isteğinizle çelişmesin. Aktif kilonuza uygun giysiler satın almayın.

İleride satın alacağınız kıyafetler olduğuna inanıp, onlara odaklanın. Mükemmel kiloya ulaşmak, Evren'in katalogundan bir şey sipariş etmek gibidir. Kataloga bakın, mükemmel kiloyu seçin, siparişinizi verin ve size teslim edilsin. Mükemmel vücut ağırlığına sahip olduğunu düşündüğünüz insanları araştırıp, onları takdir etmeyi ve içten içe övmeyi hedefiniz yapın. Onlara dair bilgi edinip, hayranlık duyarak, buna ilişkin duygular beslediğinizde, mükemmel kiloyu kendinize çağırırsınız. Fazla kilolu insanlar gördüğünüzde onları incelemeyin ve zihninizi hemen, sahip olduğunuz mükemmel vücut görüntünüze kaydırarak bunu hissedin.

Kendinizi iyi hissetmelisiniz. Kendinizden memnun olmalısınız. Bu önemli çünkü, içinde bulunduğunuz anda sahip olduğunuz bedenden dolayı kendinizi kötü hissederseniz, mükemmel kilonuzu kendinize çekemezsiniz. Bedeninizden dolayı mutsuzsanız,

bu etkili bir duygudur ve bedeninizden dolayı mutsuz olmayı çekmeye devam etmenize sebep olur. Bedeninize karşı eleştirel olduğunuz, ve ona kusur bulduğunuz taktirde, daha fazla kiloyu bedeninize çekersiniz. Bedeninizin her santimetrekaresini övün ve kutsaym. Sahip olduğunuz mükemmellikleri düşünün. Kendinize dair kusursuzlukları düşündükçe, kendinizden hoşnut olacak, mükemmel kilonuzun frekansını yakalayacak ve kusursuzluğu çağıracaksınız.

Derleme
Abdullah TOPAL
Uzm Psk Danisman

psikanalist
10-12-2009, 21:02
Aprilrose'un paylaştığı bu konuyu herkes okuyabilir ve herkes anlamış olabilir.Ama birşey biliyorum herkes uygulayamaz yani bu bi zaman meselesi..Louis Hay' in düşünce gücüyle tedavi kitabını okumuştum uzun yıllar önce.Geçenlerde kitapsız kaldığım bi vakit elime alıp tekrar okudum ve gördüklerime inanamadım.Çünkü adını koymasa da çekim yasasından, kuantum düşünce tekniklerinden bahsediyordu.Ben bunları yıllar yıllar önce öğrenmiş olabilirdim.Ama sadece kitabın sonundaki hastalıklara neden olan düşünce kalıpları ve iyileştiren yeni kalıplara baktım durdum.Birçok arkadaşıma bahsediyorum anlatıyorum..kimseyi enterese etmiyo..bu siteyi keşfettim Allahtan da ,beni anlayan insanlarla konuşuyor yazdıklarını takip ediyor yeni bakış açıları geliştiriyorum.Yani kısacası bu konuyu okuyan herkeste bir ampül yanmıyor artık o neden oluyor nasip meselesi mi yoksa hazır olmakla mı ilgili bilmiyorum

Stubborn
11-12-2009, 10:02
Aprilrose'un paylaştığı bu konuyu herkes okuyabilir ve herkes anlamış olabilir.Ama birşey biliyorum herkes uygulayamaz yani bu bi zaman meselesi..Louis Hay' in düşünce gücüyle tedavi kitabını okumuştum uzun yıllar önce.Geçenlerde kitapsız kaldığım bi vakit elime alıp tekrar okudum ve gördüklerime inanamadım.Çünkü adını koymasa da çekim yasasından, kuantum düşünce tekniklerinden bahsediyordu.Ben bunları yıllar yıllar önce öğrenmiş olabilirdim.Ama sadece kitabın sonundaki hastalıklara neden olan düşünce kalıpları ve iyileştiren yeni kalıplara baktım durdum.Birçok arkadaşıma bahsediyorum anlatıyorum..kimseyi enterese etmiyo..bu siteyi keşfettim Allahtan da ,beni anlayan insanlarla konuşuyor yazdıklarını takip ediyor yeni bakış açıları geliştiriyorum.Yani kısacası bu konuyu okuyan herkeste bir ampül yanmıyor artık o neden oluyor nasip meselesi mi yoksa hazır olmakla mı ilgili bilmiyorum
Bazen derızya herseyın bı zamanı vardır dıye.. sanırım bu sana cok uydu :)

Minel
11-12-2009, 10:28
Aprilrose ([Only Registered Users Can See Links]) çok saol canım birşeyleri içimde cuk diye oturtturdu bu yazı

çok teşekkür ederim

herşey benim adıma beni mutlu etmek için çalışıyor herkesin hayrına olsun inşallah

Aprilrose
11-12-2009, 14:51
Aprilrose'un paylaştığı bu konuyu herkes okuyabilir ve herkes anlamış olabilir.Ama birşey biliyorum herkes uygulayamaz yani bu bi zaman meselesi..Louis Hay' in düşünce gücüyle tedavi kitabını okumuştum uzun yıllar önce.Geçenlerde kitapsız kaldığım bi vakit elime alıp tekrar okudum ve gördüklerime inanamadım.Çünkü adını koymasa da çekim yasasından, kuantum düşünce tekniklerinden bahsediyordu.Ben bunları yıllar yıllar önce öğrenmiş olabilirdim.Ama sadece kitabın sonundaki hastalıklara neden olan düşünce kalıpları ve iyileştiren yeni kalıplara baktım durdum.Birçok arkadaşıma bahsediyorum anlatıyorum..kimseyi enterese etmiyo..bu siteyi keşfettim Allahtan da ,beni anlayan insanlarla konuşuyor yazdıklarını takip ediyor yeni bakış açıları geliştiriyorum.Yani kısacası bu konuyu okuyan herkeste bir ampül yanmıyor artık o neden oluyor nasip meselesi mi yoksa hazır olmakla mı ilgili bilmiyorum

Selamlar, ben sizin gibi düşünmüyorum. Uzm.Psikolog Abdullah Topal çok güzel özetlemiş olayı. Bizim yapmamız gereken sadece mutluluk frekansında kalıp, dileklerimizi düşünmek ve gerisini evrene bırakmak. Bunu uygulamak çok zor olmasa gerek.

Bence paylaştığım bu konuyu herkes okuyabilir ve herkes anlamış olabilir ve herkes de uygulayabilir sevgili psikanalist :)

Acaba biraz bizler mi zorlaştırıyoruz basit şeyleri ?

Sevgiler, selamlar...

begüm
11-12-2009, 15:03
çok güzel bir paylaşım olmuş ellerinize sağlık

Aprilrose
11-12-2009, 15:20
çok güzel bir paylaşım olmuş ellerinize sağlık

Rica ederim begümcüm, beğenmenize sevindim.

Sevgiler,

Gülçin Şen
11-12-2009, 18:28
Zor birşey değil aslında.Ama hepimizin bugüne kadar içinde barındırdığı kalıplar,inanışlar uygulamada önümüze set oluyor.

Düşünce şeklinizi değiştirmekle başlamak gerekiyor.Şimdi Pollyanna'nın kulaklarını çınlattığınızı duydum.hihi

O kadar olmasada/ olamasakta olumlu düşünme ve konuşmayı alışkanlık haline getirdiğimiz sürece her ne çalışma yaparsak yapalım başarıya sonuca ulaşmak kolaydır diyorum...

Aprilrose
11-12-2009, 18:34
Zor birşey değil aslında.Ama hepimizin bugüne kadar içinde barındırdığı kalıplar,inanışlar uygulamada önümüze set oluyor.

Düşünce şeklinizi değiştirmekle başlamak gerekiyor.Şimdi Pollyanna'nın kulaklarını çınlattığınızı duydum.hihi

O kadar olmasada/ olamasakta olumlu düşünme ve konuşmayı alışkanlık haline getirdiğimiz sürece her ne çalışma yaparsak yapalım başarıya sonuca ulaşmak kolaydır diyorum...

Bir yerden başlamak lazım vodoocum.
O gün, bugündür, sevgiler..

GELİŞİMCİ
05-07-2010, 21:37
arkadaşlar benim kafama sürekli bişey takılıyor okadar kitap okuyoruz R. Şanal gibi uzmanlar sanki bu işleri yarım yamalak anlaşmışlar genelde şunu bunu yapın ama seminere gelip eğitim almanız gerek diyede işaret ediyorlar söylenmeyen birşeylermi var yada seminerde bize ne ögretecekler kafam karışıyor bilgilendirirseniz sevinirim

hayalayaz
05-07-2010, 23:56
sevgili gelişimci, seminerler insanlara mutlaka çok şey katıyor.. bu tartışılmaz.. tabiiki seminerleri veren insanlar, hayatlarını idame ettirdikleri bir işin sırrını tv programlarında açıklamıyorlar.. haa..seminerlerinde verdikleri sır nedir??? hepimizin kişisel gelişim yolunda başka başka kaynaklardan edindiği bilgilerin konsantre hali... çekim yasasının tek bir sırrı var.( benim fikrim) istediğimiz herşeyin bize zaten verilmiş/nasip edilmiş olduğundan emin olmak.. ve isterken/imgelerken/düşünürken/hayal ederken çekim yasasını ne ile devreye sokuyorsak mutlaka bu bilinçle hareket etmek gerekiyor..

nasılmı emin olacağız?? çok basit..neden hepimiz holding kurma hayalleri kurmuyoruz?? neden hepimiz avukat/doktor/terzi/ modelist/ şarkıcı/manken güzellik uzmanı vs olma hayali kurmuyoruz??? çünkü bizim hepimize doğuştan ayrı ayrı yetenekler bahşedilmiş... ve bizler hangi imkanlar/ imkansızlıklar içinde yetişmiş/yaşıyor olursak olalım aklımıza bu yeteneklerimizle ilgili durumları hayal etmek geliyor... çünkü yaradan bizim bu yeteneklerimizi hem kendimizin hemde bütünün en yüksek hayrına olacak şekilde kullanmamızı murat ediyor.. dolayısı ile hayalimizdeki herşeyin somut hale gelmemiş enerjisi evrende mevcut...biz onu hayal ettiğimizde hayalimizin somutlaşmamış enerjisi bu dünyaya tezahür etmek için harekete geçiyor... bizler ümitsiz olduğumuzda.. veya acaba olacakmı, gökten elek yağsa biri benim başıma geçmez gibi düşünceler ürettiğimizde çekim yasası mehter takımı gibi bir ileri üç geri şeklinde hareket ediyor... ama....bunu istemek benim aklıma boşuna gelmedi..bunda bir hayır var, benim hayalim yaradının isteği olmasa benim aklıma bile gelmezdi.. tutumu içinde düşünce ürettiğimizde kısa zamanda çekim yasası devreye giriyor ve istediğimiz şey bize altın tepsi içinde geliyor...

herşeyden önce emin ol
mutlaka eyleme geç
enerjiyi serbest bırak ama asla vazgeçme
fırsatları tanı ( şöyle bir örnek vereyim) sen lotodan 500 bin lira çekmişsindir.. bu para sana toplu halde değilde parçalar halinde başka kaynaklardan gelebilir, bir iş yaptıktan sonra iş karşılığında, 499. 999 lira olarak gelebilir.. bu yüzden eline geçen her kuruş için şükür etmeyide unutma.. istediğin her şeyin sana nasip edilmeseydi aklına bile gelmeyeceğini, aklından çıkarma.. onu beklerken mutlaka başka şeyler yapmayı ihmal etme.. yani elin kolun bağlı bir şekilde bekleme.. olurmu..umarım anlatabilmişimdir..

dike
06-07-2010, 00:11
güzel bir yazı, teşekkürler...