PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : duygusal özgürlük tekniği ve dünya barışı


umuda_yolcu
04-12-2009, 17:40
Duygusal Özgürlük tekniği ve Dünya Barışı
Merhaba,
Duygusal Özgürlük Yöntemleri, Dünya Barışını sağlayabilir mi?
Bence sağlayabilir.
"
Dünya barışına nasıl ulaşılır? İç barış ile. Kendi içinde barışık insanlardan oluşan bir dünya da,
barış içinde olur." Dr. Wayne Dyer
Eğer düşünecek olursak, bu en doğru yaklaşım. Eğer tek tek her birey, koku, öfke, nefret gibi
negatif duygularından kurtulursa, elbette dünya barış ve huzur içinde olur.
Ama bugün sizinle farklı bir şeyi tartışacağım.
Grup etkisinin, etrafa yayılan bir faydası olduğundan sözedeceğim. Bu bazılarınıza çok "uçuk"
gelebilir. Benim için son derecede makul.
Grup etkisinin etrafa yayılan faydası dediğim etki, daha önce bahsettiğim grup çalışmalarında
faydalı etkinin artmasından, aynı salondaki insanların birbirine faydalı olmasından biraz farklı,
bunun ötesinde bir konu.
Bir grup insanın duygusal olarak negatif yüklerinden arınması ve pozitif duygular hissetmesinin,
etraftaki herkese yayılan pozitif bir etkisi var.
Literatüre "Maharishi Etkisi" diye geçti bu etki, Maharishi Maseh Yogi'nin başında olduğu
Transandantal Meditasyon programının, ölçülmüş etkilerinden biri. İlgilenenler aşağıdaki linke
bakabilir:

[Only Registered Users Can See Links]
1999 yılında, 4000 Meditasyoncu, Washington'da biraraya geldi, ve iki ay boyunca meditasyon
yaptı. Bu sürede, suç oranı, %21 düştü.
Elbette, bu Transandantal Meditasyon tekniği ile ilgili bir deney. Ama benim fikrim o ki, teknik
değil önemli olan. Önemli olan insanların ulaştıkları duygual enerji düzeyinin ne kadar pozitif
olduğu. Sevginin, şükranın, neşenin, güvenin, mesafeleri aşan bir etkisi var.
Benzer teknikler birçok farklı yöntemde var. Vipassana'da "Metta" var, birine sevgi göndermek. Ya
da en basitinden, zorlandığımız durumlarda sevdiklerimize deriz ki, "benim için dua et". Bence tüm
bunlar aynı şekilde etki mekanizmasına sahip. Evrensel bir zihinsel/duygusal alan var, tıpkı
manyetik alan gibi, ya da radyo dalgaları gibi. Ve hepimiz hem alıcıyız, hem vericiyiz. Hem
herkesden etkileniyoruz, hem herkesi etkiliyoruz.
Bizim bu durumdaki görevimiz, her durumda olası en pozitif duygusal enerjiye ulaşmak için,
sürekli kendimizi arındırmak. Sadece birebir kendimizden kaynaklanan konularda ve sorunlarda
değil. Her konuda. Sorun ve negatif duygular tamamen dışımızda olsa, içinde bulunduğumuz bütün
toplum, bütün Türkiye, hatta bütün dünya tarafından paylaşılsa bile, bizim sorumluluğumuz, bunu
olabildiğince pozitife çevirmek.
Bu nedenle ben, kötü bir haber duyduğumda, mesela bir terör veya şiddet olayı, sadece kendimdeki
gerginliği ortandan kaldırmakla yetinmiyorum. Kendi gerginliğimi ortadan kaldırıp, bağışlama,
kabullenme, sevgi hissetmeye başladıktan sonra, başkaları için de bir süre tıplıyorum. O olaya
karışanlar ve yakınlarından başlaıp, tüm Türkiye'de hatta tüm dünyada bu olaydan etkilenen (sadece
haberi duyup sinirlenmek bile olsa bu etki) herkes için birkaç dakika tıplama devam ediyorum.
Olaydan etkilenen herkes için, sevgi, huzur, bağışlama, kabullenme diliyorum. Ancak bundan sonra
tıplamayı bırakıyorum.
Elbette, büyük çaplı olaylarda, benim iç huzurumun, ve başkaları yerine tıplamamın etkisi çok çok
az, bunu biliyorum. Ama Duygusal Özgürlük Yöntemleri -veya başka huzur veren yöntemleryayıldıkça,
giderek her sorun daha kolay çözülecek, bunu da biliyorum. Ve kendi adıma düşeni
yapmak bana büyük bir iç huzuru ve rahatlık veriyor.
Mesela ben dün Türkiye-Hırvatistan maçında, hem kendim heyecanlandıkça tıpladım, hem de "ben
oyuncuların yerinde olsam ne hissederdim?" diyerek,mülli takım oyuncularımız için tıpladım. 119.
dakikada yediğimiz golden sonra önce bunun üzüntüsü ve şoku için tıpladım, sonra da "gol yedik
diye kendimi bırakmıyorum, bir gol de bizim atabileceğimizi biliyorum" diye tıpladım,ve 122.
dakikada bu gol geldi... Sonra da penaltı oyuncuları için tıpladım "Sakinim, yapabilirim, şimdi bu
gol olacak" diye...
Elbette, şu anlama gelmiyor bu, "benim sayemde kazandılar" demiyorum. Ama oturduğum yerde
elimden gelen bu, kendi payıma düşeni yapmaktan mutluyum. Milyonda bir bile etkim olsa, daha ne
isterim...
Uygulama Önerisi:
Gün içinde, doğrudan "sizin sorununuz" olmasa da, eğer sizin dışınızdaki bir takım olaylar, gelip
sinirinizi bozuyorsa, sadece kendiniz için tıplamayın. Olaydan etkilenen başkaları için de, kendinizi
onların yerine koyarak tıplayın. Kendinizi onların yerine koyduğunuzda, kendi gerginliğiniz
geçince, çalışmanız bitmiştir. Hepimiz böyle yaparsak çok daha huzurlu bir dünya
yaratabileceğimize inanıyorum.