PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Suçlusun, Suçlu-Gerçek Suçlu Kim?


Gülçin Şen
20-10-2009, 18:03
Bazen hayatımızın olmadık bir gününde, olmadık bir anında, birdenbire, biri tarafından suçlandığımızı hissederiz. Nedendir bu? Gerçekten suçlu olduğumuz için mi? Yoksa o suçluluk duygusunu içimizde barındırdığımız için mi?

Kısmen her ikisi de diyebiliriz. Sonra ne yaparız? Kendi kendimizi koruma duyguları içinde bize tepki gösteren kişiyi suçlarız.

Halbuki o ateşi fişekleyen aslında içimizdeki o suçluluk duygusundan başka bir şey değildir.Sonra da olayı sanki hiç yaşanmamışcasına unutur gideriz taa ki benzer bir suçluluk karşımıza çıkıncaya kadar… Peki bu nedendir?

Çünkü aslında olayı hazmedip kabullenmemişizdir, çünkü aslında o olay ayrıca zaten varolan suçluluk duygumuza bir de tuz biber ekmiştir, dahada körüklemiştir, olay bittikten sonra da bu duygumuz tekrar o tatlı kış uykusuna yatmıştır-bir gün tekrar uyandırılmak üzere…

Bu duygumuzu ele alıp, kabullenip hazmetmediğimiz sürece o kış uykusundaki duygumuz her an uyanmaya hazır nöbette bekleyecektir çünkü bu duyguya öylesine inanmışızdır ki o bilinçaltımızda yer etmiş, tüm varlığımız tarafından kabul edilmiş, bizim ayrılmaz bir parçamız haline gelmiş bir tarafımızdır. Biz her ne kadar onu istemesekte, reddetmeye çalışıp varlığımızın taa derinliklerine saklayıp gizlemeye çalışsak bile o bizimle bütünleşmiş, vazgeçemediğimiz her an bizimle hasret gidermeye hazır olan kavalyemizdir.

Varolduğumuz her an evrene onun bizimle olan birlikteliğini hatırlattığımız sürece evren de bize her zaman istediklerimizi vermez mi? Tabi ki verir ve bunlarda suçluluk duygumuzu uyandıran olaylardan başkası olmaz…

Ne yapıyoruz biz? Kendimize ait, benliğimizin parçası olan duyguları kabul etmeyip, bu duyguyu içimize hapsedip, bunları başkaların sorumlulukları haline getirmeye çalışıp, onları suçlayıp birde hayatımızda içinde bir türlü çıkamadığımız kısır bir döngü yaratıyoruz. Artık uyanıp, hayatımızın sorumluluğunu almamızın zamanı gelmedi mi? Bundan sonra lütfen her yaşadığımız olayda durup bir düşünelim-birine kızdığımızda, birini suçladığımızda-gerçek suçlu kim? İçimizde duyguların sorumluluğunu alalım, hoşnut olamadıklarımızı yenileriyle değiştirelim.

Bunu Teta veya herhangi bir başka bilinçaltı tekniği ile yapabilmemiz mümkün. Bunun yanında bir de ilişkilerimize bir göz atalım-bu ilişkilerde ne tür bir enerji, şarj yükledik? Bunlar olumsuzsa ve onların sorumluluğunu alıp, kabul etmediğimiz, o kişiyi affetmediğimiz, o şarjı boşaltmadığımız sürece o kişi ile olan ilişkilerimizde o sessiz bombalar tetiklenip, olumsuz olaylar yaratmaya devam edeceklerdir. Bu şarjları EMF, Reiki veya benzeri teknikler ile boşaltabiliriz.

Gelin artık kendimize daha özgür, gerçekten istediğimiz olaylarla dolu bir gelecek yaratalım. Kısıtlamalardan kurtulmaya niyet edelim. Enerjimizin ve Işığımızın farkında olalım. Evrene gerçekten istediğimiz şeyleri yansıtalım ki o da bize onları versin. Kendi geçeğimizi birlikte yaratalım. Güven ve huzur içerisinde evrene ‘Ben buradayım. ….’nu istiyorum diyelim. Ve o da bize her zaman niyet ettiklerimizi verecektir.

Hepinizi ve İçinizdeki Yaratıcı’ları saygıyla selamlıyorum. Ve öyledir…
Namaste.

Hümeyra Tümay

cibelce
20-10-2009, 18:18
Bu konuyu okurken aklıma çocukluğumda yaşadığım bir konu geldi gözümün önüne. sık sıkta hatırlarım. Ben sanırım 4 yaşındayım, benim küçüğümden benden 3 yaş küçük. Birgün annem kahvaltı sofrasını hazırlamış ama. Annemde, bizim bulunduğumuz yerde değil. kardeşim emekliyerek gitti sofradaki margarinin tam ortasına parmağını batırdı. birde güzelce oynadı daire çizerek büyüttü. sonra babam içeri geldi margarinin öyle görünce bana kızdı niye bunu yaptın diye. ben o zaman her ne kadar ben yapmadım desemde bana inanmadılar. onun parmağı küçükmüş o okadar büyük bi delik açamazmış. ne dediysem inandıramadım. Hep böyle sürüp gitti bu. Kardeşim sessiz sakin yapıcağını yapar bense cazgır. kimseyi inandıramazdım yapmadığım bişeyi yapmadığıma. Hep onun yaptıkları benim üstüme kalırdı. Evde kavga oldumu hemen ilk bana kızılır dı. Gerçekten yapmadığın halde o suçluluk duygusunu hissetmek ve yapmadığın şeyler için kendini savunmak zorunda olmak, çok zor bir duygu.

meltem
29-10-2009, 19:53
,shylsm.bende girdim buraya.senin tavsiyenle.üzüldüm çocukken yaşadıgın şeye.ama inan bendede var öle hikayeler.hayat.naparsın.sevgiler.

cibelce
29-10-2009, 20:49
Hoşgeldin Meltemcim

Gülen
15-12-2009, 01:10
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor..Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için..Konuşmaktan korkuyor,eleştirilmekten korktuğu için..Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için..Unutulmaktan korkuyor,dünyaya iyi bir şey vermediği için..Ve ölmekten korkuyor;aslında yaşamayı b...ilmediği için...( SHAKESPEARE)............................