PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İçimizdeki o ses...


Gülçin Şen
21-08-2009, 10:38
Aslında ona hepimiz aşinayız. İnsanın özgüvenini yerle bir eden, enerjisini sömüren, sevgisini zehirleyen, girişimlerini engelleyen, yaratıcılığını kemiren, coşkusunu tüketen sert ve otoriter bir sestir o...

Varlığını teşhis, kimliğini tespit ettiğimiz taktirde etkisini mutlak surette azaltacağımız bu ses, yaşamımız boyunca bizi yeren, azarlayıp iğneleyen, suçlayıp küçük düşüren tüm sözlerin; kalıplar ve kurallar empoze eden tüm ailesel ve toplumsal beklentilerin benliğimizde yankılanmasıdır.

Psikologların, "içsel eleştirmen" adını taktıkları bu şahsiyetle öylesine uzun bir zamandır yaşamaktayız ki, onun bitmek bilmeyen yorumlarını normal bir şeymiş gibi kabullenip psişede tahribat yapabileceğini, hayatımızdaki pek çok problemin sorumlusu olabileceğini düşünmüyoruz bile.

Konu üzerindeki çalışmalarıyla tanınan Dr. Hal Stone ve Dr. Sidra Stone, depresyonların, bağımlılıkların, anksiyete ataklarının, çeşitli davranış bozukluklarının, tacize dayalı ilişki şemalarının ardında sıklıkla rastladıkları suçluların başına, bilin bakalım, kimi koyuyorlar...

Yaşadığımız travmalar, benimsediğimiz olumsuz düşünce ve tavırlar nispetinde güçlenen; haliyle de kantarın topunu kaçırarak bizi korkuya, mutsuzluğa ve umutsuzluğa gark eden, hareketlerimizi insafsızca frenleyen İçsel Eleştirmenin aslî fonksiyonu görünenden çok farklı:
Bizleri acıdan ve utançtan korumak. Doğal eğilimlerimizi kontrol altında tutmaya çalışarak, bizi herkesden önce eleştiriyor ki, hareketlerimizi düzeltip etrafımızdaki insanların sevgisini ve saygısını temin edebilsin. Toplum tarafından dışlanmamızı önleyebilsin. Başarısızlıkla sonuçlanabilecek eylemlerimizin önünü kesebilsin. Muhtemel hatalarımızı engelleyebilsin.

İçimizdeki karanlık arttıkça amacından sapan bu parçamızın indinde, başkalarının hakkımızdaki fikirleri çok önemli. Bunun yarattığı zafiyetin incinirliğimizi nasıl artırdığını, bizi ne denli savunmasız bıraktığını tahmin etmek hiç de zor değil. Durum aşırıya kaçtığında, başkalarının yargılarından, arzularından ve ihtiyaçlarından böylesine etkilenen bir kişilik kendi ihtiyaç ve isteklerini yansıtan kararlar almakta güçlük çekecek;

sınırlarını savunmak, 'ben-liğini' korumak için amansız bir mücadele vermek zorunda kalacaktır.

Psikologlara göre, güçlü bir İçsel Eleştirmen, kişinin gelişimine sekte vurabilir; içindeki çocuğu öldüresiye yaralayabilir; vehme kapılarak övgüyü ve sevgiyi reddedebildiği gibi, bunları vermek isteyenlerin niyetini öfkeli ve yermeli bir tavırla sorgulayabilir. Fevkalade vahim, öyle değil mi?...

İpliğini pazara çıkardığımız için süngüsü düşen; bilginin ateşinde pişmeye mahkum edildiği için şimdiden büzülmeye başlayan yoldaşımızı yok etmeye çabalamanın ters tepeceğini aklımızdan çıkarmayarak, onu daha yumuşak ve yardımcı bir konuma sokmanın formüllerini araştıralım...

İlk etapta, onun ne zaman konuştuğunu fark edip kendimizi ondan ayırmamız gerekiyor. Yani, geriye birkaç adım atıp onu seyredebildiğimizde, gözlemleyen egoyu devreye sokmuş oluyoruz. İçsel eleştirmeni tanımak istiyorsanız, sizinle hangi durumlarda konuştuğunu, kimlerin yanında depreşip neleri açığa vurduğunu yazın.

Resmini çizin. Onunla mantıki bir diyalog kurmayı deneyin. Ve hafızanızı yoklayarak, size kimleri anımsattığını keşfedin.

Sahiplenmediğimiz, inkar ettiğimiz, varlığından son derece rahatsızlık duyduğumuz tüm yönlerimizin mütecaviz eleştirmeni beslediğini bu arada belirtmek gerekiyor. Eğer karanlıkta kalan yönlerimize sahip çıkabilirsek, mağdur edilmekten kurtuluyoruz. İçsel eleştirmenin psişedeki en tehlikeli negatif unsurun bir veçhesi olduğunu söyleyerek onu yırtıcı ve yok edici bir hayvana benzeten (The natural predator of the psyche) ünlü psikolog Clarissa Pincola Estes, Kurtlarla Koşan Kadınlar adlı yapıtında bakın ne diyor:

"Yok edicinin küçültücü eleştirileri karşısına kendi besleyici gerçeklerimizi koyarak onu silahsızlandırırız. Yok edici, 'Hiçbir zaman başladığın şeyi bitirmiyorsun,' der. Siz de, 'Pek çok şeyi bitiriyorum,' dersiniz. Doğal yok edicinin saldırılarını, onun söylediklerinde gerçek olan şeyleri ciddiye alıp üzerinde çalışarak ve geri kalanını ise ıskartaya çıkartarak zararsız hale getiririz. Yok ediciyi sezgilerimizi ve içgüdülerimizi kullanarak ve onun ayartmalarına direnerek zararsız hale getiririz."



Işık Menderes
Radikal'den Alıntı....