PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yapıcı ve Yıkıcı Düşünme!


ZİŞAN
12-03-2009, 00:48
Eleştirel düşünme, gelişmenin anahtarıdır. Eleştirilebilen bir şeyin geliştirilebilen bir tarafı vardır. Dolayısıyla her türlü eleştiri bir tür hediyedir. Eleştiriler yapıcı ve yıkıcı olarak ikiye ayrılabilir. Yapıcı eleştiriler, herhangi bir şeyin geliştirilebilir yönüne dikkat çeken eleştirilerdir. Yıkıcı eleştirilerse, sadece yıkmak ve yok etmek için getirilen eleştirilerdir. Yıkıcı eleştirilerin yaygınlığı, yapıcı eleştirilerin değerinin anlaşılmasını engellemiştir. Aslında yıkıcı eleştirilerden de öğrenilecek bir şeyler vardır; ancak yıkıcı eleştiri getiren kişinin düşmanca tavrı, bu eleştiriye uğrayan kişiyi duygusal olarak bozguna uğratır ve eleştiriden yararlanabilecek durumu kalmaz.
“Bu araba çok sarsıyor” dediğimiz de aslında bir eleştiri getirmiş oluruz. Ancak bu eleştirinin söylenme şekli, yapıcı ya da yıkıcı eleştiri olmasını belirler. “Bu araba çok sarsıyor” dediğimizde, arabada düzeltilmesi gereken bir tasarım hatası olduğunu ya da değiştirilmesi gereken bir parça olduğunu söylemiş oluruz. Arabanın sahibi, gerekli değişiklikleri yaptığında arabanın sarsılması sona erecektir. Bununla birlikte “Bu araba çok sarsıyor” sözü, bir şikayet olarak ya da “Senin araban beş para etmez” anlamına gelen bir aşağılama olarak da söylenmiş olabilir. Bu şekilde söylendiyse yıkıcı eleştiri sınıfına girer. İnsanları zaten üzen ve eleştirilerden uzak durmak istemelerine yol açan bu aşağılama türünden eleştirilerdir.
Eleştirel düşünme, sorgulamayı ve daha iyisini istemeyi talep etmeyi ve alternatifini önermeyi içerir. Bununla birlikte eleştirel düşünme bazen şikayetlerle karıştırılır. Örneğin, yoğun kar yağışı yolları kapattıysa, “Allah kahretsin, neden kar yağıyor” demek; herhangi bir değişikliğe yol açmayacak gereksiz bir şikayettir. Getirilecek eleştiri; bir iyileştirme / geliştirme önerisi içermese de değişiklik yapılabilir bir konuda olmalıdır. İnsanoğlunun kar yağışına bulabildiği bir çare yoktur. Biz istesek de, istemesek de kar yağacaktır. Bizim yapabileceğimiz tek şey yolları açık tutmakla ilgilidir.
Eleştirel düşünmeyi, yıkıcı eleştirilerden ve şikayetlerden ayırmalıyız. Eleştirel düşünmenin bir akışı vardır. Öncelikle var olanlar eleştirilir. Bu anlamda çevremizde olanlar ve bazen olmamaları dolayısıyla sorun olarak var olanlar incelenir. Aynı zamanda rutin olarak yaşamımızda var olanlarda sorgulanır. Aşağıdaki soru seti, eleştirel düşünme için kullanabileceğimiz bir soru setidir: Bu neden var? Bu neden yok? Bunun daha iyisi olamaz mı? Bunun daha pratik olanı yok mu? Bu tamamen olmadan yaşayamaz mıyız? Başka bir koşul olsaydı, daha iyi olur muydu? Bu nesnenin / sistemin / kavramın olmaması neyi değiştirir? Bunun olması mantıklı mı? Bu olması gereken bir şey mi? Yoksa bir şekilde yaşamımıza bir gün girmiş ve o günden beri var mı? Sorgulanması ve yaşamımızdan çıkarılması mı gerekiyor?
Eleştirel soru setinin kullanımını birkaç değişik konuda inceleyebiliriz.
Neden bütün dersler okullarda yapılıyor? Derslerin bazı bölümleri, müzelerde işlenemez miydi? Örneğin tarih dersi müzede olamaz mıydı? Coğrafya dersinin bazı kısımları açık havada işlenemez miydi? Belgeseller neden ders olarak gösterilmez?
Neden okul servislerinde öğrenciler için emniyet kemeri olmaz? Öğrenciler, emniyet kemeri taksalardı daha güvenli seyahat etmezler miydi? Üstelik serviste emniyet kemeri takma alışkanlığı kazanan çocuk yetişkinliğinde de bu bu alışkanlığı sürdürmez miydi? Emniyet kemeri, inmeyi binmeyi zorlaştırmaz mı?
Deri mont giymek hayvan severleri kızdırıyor da, neden deri ayakkabı giymek kızdırmıyor?

Mustang
12-03-2009, 07:15
Canım gerçekten güzel bir konuya değinmişsin .Bende bu yıkıcı eleştirin yıkıntılarını temizlemekle meşgulüm .Bana annem küçükken bir çok kere kendimi işe yaramaz ve beceriksiz hissettirecek şeyler söylerdi ve bende inaçı bir insan olduğum için içime kapanmak yerine daha iyisi olayım derken ne çok şey kaybetmişim ve neçok şekilde gereksiz yere kendimi hırpalamışım.Şimdi bir çok teknikle kendimi düzeltmeye olumsuz duygulardan arınmaya çalışıyorum.

ZİŞAN
12-03-2009, 09:14
Bakın tevefuk oldu bende sizinle aynı durumu yaşadım ve kendimi değiştirdim ama aramızdaki fark ben çok şey kazandım insanların bana karşı düşüncelerini ve davranışlarının çok değişmesine hatta cevremdekilerin alacakları her kararda benim fikrimi almalarını bile sağladı bu değişim...Ben teşekkür ederim..

Mustang
13-03-2009, 08:08
Bende kendimle uğraşmaya başladıktan sonra kendimi çok değişmiş buluyorum yıllarca kendimi insanlara çok kullandırmışım insanlar bükemedikleri bir bilek bulunca hemen sen iyisini biirsin diyip sizi başka bir açıdan kullanmaya başlıyorlar ve kendinizi bir müddet sonra başkalarının istediği şekilde yaşar buluyorsunuz .
Bende bir çok şeyi bana danışanların elinden alıp kendim yaptım .
Zaman zaman kırıldım zaman zamanda kullanılmış hissettim.
Şimdi kendimle barıştığımdan beri ancak kendim istersem birşeyleri yapıyorum bu canımı acıtsada kendi kararım olduğu için başkalrının acısını yaşamamış oluyorum.
İstediğim için yapıyorum ve sonuçlarınada iyi kötü razı oluyorum.

ZİŞAN
13-03-2009, 15:02
Ben kesinlikle bügüne kadar kendimi kullanmış hissetmedim ve kullandırtmadımda...
Bende sizin dediğiniz gibi kendi kararımı kendim alıyorum bu konuda size katılıyorum..